2778. Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ، حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، أَخْبَرَنَا سَيَّارٌ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ كُنَّا مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي سَفَرٍ فَلَمَّا ذَهَبْنَا لِنَدْخُلَ قَالَ " أَمْهِلُوا حَتَّى نَدْخُلَ لَيْلاً لِكَىْ تَمْتَشِطَ الشَّعِثَةُ وَتَسْتَحِدَّ الْمُغِيبَةُ " . قَالَ أَبُو دَاوُدَ قَالَ الزُّهْرِيُّ الطُّرُوقُ بَعْدَ الْعِشَاءِ . قَالَ أَبُو دَاوُدَ وَبَعْدَ الْمَغْرِبِ لاَ بَأْسَ بِهِ .
Ahmed b. Hanbel bize anlattı; Huşeym bize anlattı; Seyyâr bize haber verdi; Şa’bî’den; Câbir b. Abdillâh’tan -naklettiğine göre- o şöyle demiştir: Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem ile beraber bir yolculuktaydık. (Medine’ye ulaşıp evlerimize) girmek istediğimizde şöyle buyurdu: “(Şehre) geceleyin girebilmemiz için (biraz) bekleyin; ta ki saçı başı darmadağın olan (kadın) taranıp kendine çeki düzen versin, kocası yanında olmayan dertli (kadın) da (temizlik için) ustura kullansın (hazırlık yapsın).” Ebû Dâvûd der ki: Zührî: “Turûk (geceleyin ansızın gelmek), yatsıdan sonrasıdır.” demiştir. Ebû Dâvûd (ayrıca): “Akşamdan sonra gelmekte ise bir sakınca yoktur.” demiştir.