Miras Hukuku (Ferâiz) Kitabı

Ebu Davud · Sünen-i Ebu Davud (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

2924. Hadis

حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ حُسَيْنٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ يَزِيدَ النَّحْوِيِّ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، وَالَّذِينَ، آمَنُوا وَهَاجَرُوا وَالَّذِينَ آمَنُوا وَلَمْ يُهَاجِرُوا فَكَانَ الأَعْرَابِيُّ لاَ يَرِثُ الْمُهَاجِرَ وَلاَ يَرِثُهُ الْمُهَاجِرُ فَنَسَخَتْهَا فَقَالَ ‏{‏ وَأُولُو الأَرْحَامِ بَعْضُهُمْ أَوْلَى بِبَعْضٍ ‏}‏

Ahmed b. Muhammed anlattı; bize Ali b. Hüseyin, babasından [naklederek] anlattı; Yezîd en-Nahvî’den; İkrime’den; İbn Abbâs’tan; (rivayet edildiğine göre): “İman edip hicret edenlere... İman edip hicret etmeyenlere gelince...” (Enfâl, 8/72 ayeti gereğince eskiden) bir bedevi (hicret etmediği için) muhacire mirasçı olamazdı; muhacir de o bedeviye mirasçı olamazdı. Sonra (Allah Teâlâ) şu ayetle bunu neshetti: { وَأُولُو الأَرْحَامِ بَعْضُهُمْ أَوْلَى بِبَعْضٍ } “Akrabalar (miras hususunda Allah’ın kitabına göre) birbirlerine daha yakındır.” (Enfâl, 8/75).