441. Hadis
حَدَّثَنَا الْعَبَّاسُ الْعَنْبَرِيُّ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ دَاوُدَ، - وَهُوَ الطَّيَالِسِيُّ - حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ، - يَعْنِي ابْنَ الْمُغِيرَةِ - عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ رَبَاحٍ، عَنْ أَبِي قَتَادَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لَيْسَ فِي النَّوْمِ تَفْرِيطٌ إِنَّمَا التَّفْرِيطُ فِي الْيَقَظَةِ أَنْ تُؤَخَّرَ صَلاَةٌ حَتَّى يَدْخُلَ وَقْتُ أُخْرَى " .
Bize Abbâs el-Anberî anlattı; bize Süleyman b. Dâvûd —yani et-Tayâlisî— anlattı; bize Süleyman —yani İbnü’l-Muğîre— anlattı; Sâbit’ten; Abdullah b. Rebâh’tan; Ebû Katâde’den [nakledildiğine göre] o şöyle demiştir: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Uykuda kusur (ihmal) yoktur. Kusur (ihmal) ancak uyanıklıkta olur: Bir namazın, diğer bir namazın vakti girinceye kadar geciktirilmesidir.”