479. Hadis
حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ دَاوُدَ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ بَيْنَمَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَخْطُبُ يَوْمًا إِذْ رَأَى نُخَامَةً فِي قِبْلَةِ الْمَسْجِدِ فَتَغَيَّظَ عَلَى النَّاسِ ثُمَّ حَكَّهَا قَالَ وَأَحْسِبُهُ قَالَ فَدَعَا بِزَعْفَرَانٍ فَلَطَّخَهُ بِهِ وَقَالَ " إِنَّ اللَّهَ قِبَلَ وَجْهِ أَحَدِكُمْ إِذَا صَلَّى فَلاَ يَبْزُقْ بَيْنَ يَدَيْهِ " . قَالَ أَبُو دَاوُدَ رَوَاهُ إِسْمَاعِيلُ وَعَبْدُ الْوَارِثِ عَنْ أَيُّوبَ عَنْ نَافِعٍ وَمَالِكٌ وَعُبَيْدُ اللَّهِ وَمُوسَى بْنُ عُقْبَةَ عَنْ نَافِعٍ نَحْوَ حَمَّادٍ إِلاَّ أَنَّهُ لَمْ يَذْكُرُوا الزَّعْفَرَانَ وَرَوَاهُ مَعْمَرٌ عَنْ أَيُّوبَ وَأَثْبَتَ الزَّعْفَرَانَ فِيهِ وَذَكَرَ يَحْيَى بْنُ سُلَيْمٍ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ عَنْ نَافِعٍ الْخَلُوقَ .
Bize Süleyman b. Dâvûd anlattı; bize Hammâd anlattı; bize Eyyûb anlattı; Nâfi’den; İbn Ömer’den [nakledildiğine göre] o şöyle demiştir: Bir gün Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem hutbe verirken mescidin kıble (duvarın)da bir balgam gördü. Cemaate (bunu temizlemedikleri için) kızdı, sonra onu kazıdı. (Ravi) dedi ki: Sanıyorum şöyle dedi: Sonra zaferan (safran) istedi ve orayı onunla sürdü (boyadı/kokuladı). Ve şöyle buyurdu: “Sizden biri namaz kıldığı zaman Allah onun yüzünün karşısındadır. Bu sebeple (sakın) önüne tükürmesin.” Ebû Dâvûd dedi ki: Bunu İsmâîl ve Abdulvâris, Eyyûb’dan, (o da) Nâfi’den rivayet ettiler. Mâlik, Ubeydullah ve Mûsâ b. Ukbe de Nâfi’den, Hammâd’ın rivayetine benzer şekilde rivayet ettiler; ancak onlar zaferanı zikretmediler. Ma’mer ise bunu Eyyûb’dan rivayet etti ve içinde zaferanı (sabit görerek) zikretti. Yahyâ b. Süleym de Ubeydullah’tan, (o da) Nâfi’den (zaferan yerine) “halûk” (kokusu)nu zikretti.