487. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَمْرٍو، حَدَّثَنَا سَلَمَةُ، حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ إِسْحَاقَ، حَدَّثَنِي سَلَمَةُ بْنُ كُهَيْلٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الْوَلِيدِ بْنِ نُوَيْفِعٍ، عَنْ كُرَيْبٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ بَعَثَ بَنُو سَعْدِ بْنِ بَكْرٍ ضِمَامَ بْنَ ثَعْلَبَةَ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَدِمَ عَلَيْهِ فَأَنَاخَ بَعِيرَهُ عَلَى بَابِ الْمَسْجِدِ ثُمَّ عَقَلَهُ ثُمَّ دَخَلَ الْمَسْجِدَ فَذَكَرَ نَحْوَهُ قَالَ فَقَالَ أَيُّكُمُ ابْنُ عَبْدِ الْمُطَّلِبِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَنَا ابْنُ عَبْدِ الْمُطَّلِبِ " . قَالَ يَا ابْنَ عَبْدِ الْمُطَّلِبِ . وَسَاقَ الْحَدِيثَ .
Bize Muhammed b. Amr anlattı; bize Seleme anlattı; bana Muhammed b. İshâk anlattı; bana Seleme b. Küheyl ve Muhammed b. Velîd b. Nüveyfi’ anlattı; Küreyb’den; İbn Abbâs’tan [nakledildiğine göre] o şöyle demiştir: Benû Sa’d b. Bekr (kabilesi), Dımâm b. Sa’lebe’yi Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e (elçi olarak) gönderdiler. (Dımâm) onun yanına geldi, devesini mescidin kapısının önünde çöktürdü, sonra onu bağladı. Sonra mescide girdi... (Ravi önceki hadisin) benzerini zikretti. Dedi ki: (Dımâm): “Hanginiz Abdülmuttalib’in oğlu?” dedi. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Ben Abdülmuttalib’in oğluyum” buyurdu. (Dımâm): “Ey Abdülmuttalib’in oğlu!” dedi ve (ravi) hadisi (sonuna kadar) zikretti.