761. Hadis
حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ عَلِيٍّ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ دَاوُدَ الْهَاشِمِيُّ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ أَبِي الزِّنَادِ، عَنْ مُوسَى بْنِ عُقْبَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْفَضْلِ بْنِ رَبِيعَةَ بْنِ الْحَارِثِ بْنِ عَبْدِ الْمُطَّلِبِ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي رَافِعٍ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ كَانَ إِذَا قَامَ إِلَى الصَّلاَةِ الْمَكْتُوبَةِ كَبَّرَ وَرَفَعَ يَدَيْهِ حَذْوَ مَنْكِبَيْهِ وَيَصْنَعُ مِثْلَ ذَلِكَ إِذَا قَضَى قِرَاءَتَهُ وَإِذَا أَرَادَ أَنْ يَرْكَعَ وَيَصْنَعُهُ إِذَا رَفَعَ مِنَ الرُّكُوعِ وَلاَ يَرْفَعُ يَدَيْهِ فِي شَىْءٍ مِنْ صَلاَتِهِ وَهُوَ قَاعِدٌ وَإِذَا قَامَ مِنَ السَّجْدَتَيْنِ رَفَعَ يَدَيْهِ كَذَلِكَ وَكَبَّرَ وَدَعَا نَحْوَ حَدِيثِ عَبْدِ الْعَزِيزِ فِي الدُّعَاءِ يَزِيدُ وَيَنْقُصُ الشَّىْءَ وَلَمْ يَذْكُرْ " وَالْخَيْرُ كُلُّهُ فِي يَدَيْكَ وَالشَّرُّ لَيْسَ إِلَيْكَ " . وَزَادَ فِيهِ وَيَقُولُ عِنْدَ انْصِرَافِهِ مِنَ الصَّلاَةِ " اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي مَا قَدَّمْتُ وَأَخَّرْتُ وَمَا أَسْرَرْتُ وَأَعْلَنْتُ أَنْتَ إِلَهِي لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ " .
Bize el-Hasen b. Alî anlattı; bize Süleymân b. Dâvûd el-Hâşimî anlattı; bize Abdürrahmân b. Ebî ez-Zinâd bildirdi; Mûsâ b. Ukbe’den; Abdullah b. el-Fadl b. Rebîa b. el-Hâris b. Abdülmuttalib’den; Abdürrahmân el-A’rec’den; Ubeydullâh b. Ebî Râfi’den; Alî b. Ebî Tâlib’den; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’den [nakledildiğine göre]: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem farz namaza kalktığında tekbir getirir ve ellerini omuzlarının hizasına kaldırırdı. Kıraatini bitirip rükûya gitmek istediğinde de böyle yapar; rükûdan doğrulduğunda da yine aynısını yapardı. Namazında otururken ellerini kaldırmazdı. İki secdeden [ikinci rekâttan] kalktığında da [yine] ellerini aynı şekilde kaldırır ve tekbir getirirdi. [Râvi] duâ hususunda [760. hadisteki] Abdülazîz rivayetine benzer, ancak bazı ifadeleri artırıp eksilterek bir rivayette bulundu. Fakat [bu rivayette] “Hayrın tamamı Sen’in iki elindedir [kudretindedir]; şer ise Sana değildir [nispet edilmez]” ifadesini zikretmedi. Ancak şu fazlalığı ekledi: Namazı bitirip ayrılırken şöyle derdi: “Allah’ım! Geçmişte işlediğim, gelecekte işleyeceğim, gizlediğim ve açığa vurduğum [günahlarımı] bağışla. Sen benim ilahımsın, Sen’den başka ilah yoktur.”