867. Hadis
حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عُمَرَ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَبِي يَعْفُورٍ، - قَالَ أَبُو دَاوُدَ وَاسْمُهُ وَقْدَانُ - عَنْ مُصْعَبِ بْنِ سَعْدٍ، قَالَ صَلَّيْتُ إِلَى جَنْبِ أَبِي فَجَعَلْتُ يَدَىَّ بَيْنَ رُكْبَتَىَّ فَنَهَانِي عَنْ ذَلِكَ، فَعُدْتُ فَقَالَ لاَ تَصْنَعْ هَذَا فَإِنَّا كُنَّا نَفْعَلُهُ فَنُهِينَا عَنْ ذَلِكَ وَأُمِرْنَا أَنْ نَضَعَ أَيْدِيَنَا عَلَى الرُّكَبِ .
Bize Hafs b. Ömer anlattı; bize Şu'be anlattı; Ebû Ya'fûr'dan; –Ebû Dâvûd: “Onun ismi Vakdân'dır.” dedi–; Mus'ab b. Sa'd'dan; [nakledildiğine göre] şöyle dedi: “Babamın yanında namaz kıldım ve ellerimi iki dizimin arasına koydum. Beni bundan nehyetti; [başka bir sefer] yine aynısını yaptım. Bunun üzerine şöyle dedi: «Bunu yapma; zira biz de eskiden böyle yapardık fakat bundan nehyedildik ve ellerimizi dizlerimizin üzerine koymakla emrolunduk.»”