Namaz Kitabı

Ebu Davud · Sünen-i Ebu Davud (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

996. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ كَثِيرٍ، أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ، ح وَحَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا زَائِدَةُ، ح وَحَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عُبَيْدٍ الْمُحَارِبِيُّ، وَزِيَادُ بْنُ أَيُّوبَ، قَالاَ حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ عُبَيْدٍ الطَّنَافِسِيُّ، ح وَحَدَّثَنَا تَمِيمُ بْنُ الْمُنْتَصِرِ، أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ، - يَعْنِي ابْنَ يُوسُفَ - عَنْ شَرِيكٍ، ح وَحَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ مَنِيعٍ، حَدَّثَنَا حُسَيْنُ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا إِسْرَائِيلُ، كُلُّهُمْ عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ أَبِي الأَحْوَصِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، وَقَالَ، إِسْرَائِيلُ عَنْ أَبِي الأَحْوَصِ، وَالأَسْوَدِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ يُسَلِّمُ عَنْ يَمِينِهِ وَعَنْ شِمَالِهِ حَتَّى يُرَى بَيَاضُ خَدِّهِ ‏ "‏ السَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللَّهِ السَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللَّهِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو دَاوُدَ وَهَذَا لَفْظُ حَدِيثِ سُفْيَانَ وَحَدِيثُ إِسْرَائِيلَ لَمْ يُفَسِّرْهُ ‏.‏ قَالَ أَبُو دَاوُدَ وَرَوَاهُ زُهَيْرٌ عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ وَيَحْيَى بْنُ آدَمَ عَنْ إِسْرَائِيلَ عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الأَسْوَدِ عَنْ أَبِيهِ وَعَلْقَمَةَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ ‏.‏ قَالَ أَبُو دَاوُدَ شُعْبَةُ كَانَ يُنْكِرُ هَذَا الْحَدِيثَ - حَدِيثَ أَبِي إِسْحَاقَ - أَنْ يَكُونَ مَرْفُوعًا ‏.‏

Bize Muhammed b. Kesîr anlattı; bize Süfyân haber verdi; (H) bize Ahmed b. Yûnus anlattı; bize Zâide anlattı; (H) bize Müsedded anlattı; bize Ebû'l-Ahvas anlattı; (H) bize Muhammed b. Ubeyd el-Muhâribî ve Ziyâd b. Eyyûb anlattılar; dediler ki: Bize Ömer b. Ubeyd et-Tanâfisî anlattı; (H) bize Temîm b. el-Muntasır anlattı; bize İshak –yani İbn Yûsuf– haber verdi; Şerîk'ten; (H) bize Ahmed b. Menî' anlattı; bize Hüseyin b. Muhammed anlattı; bize İsrâîl anlattı; bunların hepsi Ebû İshak'tan; Ebû'l-Ahvas'tan; Abdullah [b. Mes‘ûd]'dan; İsrâîl ise Ebû'l-Ahvas ve el-Esved aracılığıyla Abdullah'tan [şöyle nakletti]: “Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem sağına ve soluna, yanağının beyazlığı görünecek kadar: ‘es-Selâmu aleykum ve rahmetullâh, es-Selâmu aleykum ve rahmetullâh’ diyerek selam verirdi.” Ebû Dâvûd dedi ki: Bu, Süfyân’ın hadisinin lafzıdır; İsrâîl’in hadisi ise [lafzı böyle] açıklamamıştır. Ebû Dâvûd dedi ki: Onu Züheyr, Ebû İshak'tan; Yahyâ b. Âdem ise İsrâîl'den; Ebû İshak'tan; Abdurrahman b. el-Esved'den; babasından ve Alkame'den; Abdullah'tan [şeklinde] rivayet etti. Ebû Dâvûd [ayrıca] dedi ki: Şu‘be, bu hadisin –Ebû İshak hadisinin– merfû olmasını kabul etmezdi (onun mevkûf olduğunu savunurdu).