3135. Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ صَالِحٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، ح وَحَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ دَاوُدَ الْمَهْرِيُّ، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، - وَهَذَا لَفْظُهُ - أَخْبَرَنِي أُسَامَةُ بْنُ زَيْدٍ اللَّيْثِيُّ، أَنَّ ابْنَ شِهَابٍ، أَخْبَرَهُ أَنَّ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ حَدَّثَهُمْ أَنَّ شُهَدَاءَ أُحُدٍ لَمْ يُغَسَّلُوا وَدُفِنُوا بِدِمَائِهِمْ وَلَمْ يُصَلَّ عَلَيْهِمْ .
Bize Ahmed b. Salih anlattı; bize İbn Vehb bildirdi; (H) Bize Süleyman b. Dâvûd el-Mehrî anlattı; bize İbn Vehb haber verdi —lafız onundur—; bana Üsâme b. Zeyd el-Leysî bildirdi; İbn Şihâb ona bildirdi; Enes b. Mâlik de onlara [naklederek] bildirdi ki: “Uhud şehitleri yıkanmadılar, kanlarıyla (oldukları gibi) defnedildiler ve [üzerlerine] cenaze namazı da kılınmadı.”