3212. Hadis
حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنِ الْمِنْهَالِ بْنِ عَمْرٍو، عَنْ زَاذَانَ، عَنِ الْبَرَاءِ بْنِ عَازِبٍ، قَالَ خَرَجْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي جَنَازَةِ رَجُلٍ مِنَ الأَنْصَارِ فَانْتَهَيْنَا إِلَى الْقَبْرِ وَلَمْ يُلْحَدْ بَعْدُ فَجَلَسَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم مُسْتَقْبِلَ الْقِبْلَةِ وَجَلَسْنَا مَعَهُ .
Bize Osmân b. Ebû Şeybe anlattı; bize Cerîr bildirdi; el-A’meş’ten; el-Minhâl b. Amr’dan; Zâzân’dan; el-Berâ b. Âzib’den [nakledildiğine göre] o, şöyle demiştir: Ensâr’dan bir adamın cenazesi vesilesiyle Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile beraber çıktık. Kabrin yanına ulaştık, fakat [mezarın] lahdi henüz kazılmamıştı. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem kıbleye yönelerek oturdu, biz de onunla birlikte oturduk.