3326. Hadis
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ قَيْسِ بْنِ أَبِي غَرَزَةَ، قَالَ كُنَّا فِي عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نُسَمَّى السَّمَاسِرَةَ فَمَرَّ بِنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَسَمَّانَا بِاسْمٍ هُوَ أَحْسَنُ مِنْهُ فَقَالَ " يَا مَعْشَرَ التُّجَّارِ إِنَّ الْبَيْعَ يَحْضُرُهُ اللَّغْوُ وَالْحَلِفُ فَشُوبُوهُ بِالصَّدَقَةِ " .
Bize Müsedded anlattı; dedi ki: Bize Ebû Muâviye anlattı; el-A‘meş’ten; Ebû Vâil’den; Kays b. Ebî Garaze’den; dedi ki: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem döneminde biz semâsirat (simsarlar) diye isimlendirilirdik. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem yanımıza uğradı ve bizi ondan daha güzel bir isimle isimlendirerek şöyle buyurdu: ‘Ey tüccar topluluğu! Şüphesiz bu alışverişe boş söz ve yemin bulaşmaktadır; [bu yüzden] ona sadaka karıştırın.’”