3346. Hadis
حَدَّثَنَا الْقَعْنَبِيُّ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَبِي رَافِعٍ، قَالَ اسْتَسْلَفَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَكْرًا فَجَاءَتْهُ إِبِلٌ مِنَ الصَّدَقَةِ فَأَمَرَنِي أَنْ أَقْضِيَ الرَّجُلَ بَكْرَهُ فَقُلْتُ لَمْ أَجِدْ فِي الإِبِلِ إِلاَّ جَمَلاً خِيَارًا رَبَاعِيًّا . فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " أَعْطِهِ إِيَّاهُ فَإِنَّ خِيَارَ النَّاسِ أَحْسَنُهُمْ قَضَاءً " .
Bize el-Ka‘nebî anlattı; Mâlik’ten; Zeyd b. Eslem’den; Atâ b. Yesâr’dan; Ebû Râfi‘den; dedi ki: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem [bir kimseden] bir bekr (genç deve) ödünç almıştı. Bilahare kendisine zekât develeri geldiğinde, o adama genc devesini [borcunu] ödememi emretti. Ben de: ‘Develerin arasında dört yaşını bitirmiş (rabâî) seçkin bir deveden başkasını bulamadım’ dedim. Bunun üzerine Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem: ‘Ona onu ver; zira şüphesiz insanların en hayırlısı, borcunu en güzel şekilde ödeyenidir’ buyurdu.”