3352. Hadis
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ أَبِي شُجَاعٍ، سَعِيدِ بْنِ يَزِيدَ عَنْ خَالِدِ بْنِ أَبِي عِمْرَانَ، عَنْ حَنَشٍ الصَّنْعَانِيِّ، عَنْ فَضَالَةَ بْنِ عُبَيْدٍ، قَالَ اشْتَرَيْتُ يَوْمَ خَيْبَرَ قِلاَدَةً بِاثْنَىْ عَشَرَ دِينَارًا فِيهَا ذَهَبٌ وَخَرَزٌ فَفَصَّلْتُهَا فَوَجَدْتُ فِيهَا أَكْثَرَ مِنَ اثْنَىْ عَشَرَ دِينَارًا فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " لاَ تُبَاعُ حَتَّى تُفَصَّلَ " .
Bize Kuteybe b. Saîd anlattı; bize el-Leys anlattı; Ebû Şücâ‘ Saîd b. Yezîd’den; Hâlid b. Ebî İmrân’dan; Haneş es-San‘ânî’den; Fedâle b. Ubeyd’den; dedi ki: “Hayber günü on iki dinara, içinde altın ve boncuk bulunan bir gerdanlık satın almıştım. Onu parçalarına ayırdığımda, içinde on iki dinardan daha fazla altın buldum. Durumu Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’e zikrettim, O da: ‘Parçalarına ayrılmadıkça satılmaz’ buyurdu.”