3382. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عِيسَى، حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، أَخْبَرَنَا صَالِحُ أَبُو عَامِرٍ، - قَالَ أَبُو دَاوُدَ كَذَا قَالَ مُحَمَّدٌ - حَدَّثَنَا شَيْخٌ، مِنْ بَنِي تَمِيمٍ قَالَ خَطَبَنَا عَلِيُّ بْنُ أَبِي طَالِبٍ - أَوْ قَالَ قَالَ عَلِيٌّ قَالَ ابْنُ عِيسَى هَكَذَا حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، - قَالَ سَيَأْتِي عَلَى النَّاسِ زَمَانٌ عَضُوضٌ يَعَضُّ الْمُوسِرُ عَلَى مَا فِي يَدَيْهِ وَلَمْ يُؤْمَرْ بِذَلِكَ قَالَ اللَّهُ تَعَالَى { وَلاَ تَنْسَوُا الْفَضْلَ بَيْنَكُمْ } وَيُبَايَعُ الْمُضْطَرُّونَ وَقَدْ نَهَى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عَنْ بَيْعِ الْمُضْطَرِّ وَبَيْعِ الْغَرَرِ وَبَيْعِ الثَّمَرَةِ قَبْلَ أَنْ تُدْرِكَ .
Muhammed b. Îsâ bize anlattı, Huşeym bize anlattı, Sâlih Ebû Âmir bize haber verdi. -Ebû Dâvûd dedi ki: Muhammed böyle dedi.- Benî Temîm’den bir yaşlı zat bize anlattı; dedi ki: Ali b. Ebî Tâlib bize bir hutbe irad etti -yahut Ali şöyle dedi, İbn Îsâ (Muhammed) dedi ki: 'Huşeym bize böyle anlattı'-: "İnsanların üzerine (iyiliğin azaldığı), varlıklı kimsenin kendisine (aslında böyle) emredilmediği halde elindekine sımsıkı sarılacağı (cimrilik edeceği) sıkıntılı bir zaman gelecektir. Oysa Allah Teâlâ, 'Aranızdaki fazileti (ve iyiliği) unutmayın' [Bakara 2/237] buyurmuştur. (O zamanda) darda kalanlarla (mudtarrûn) alışveriş yapılacaktır. Halbuki Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem darda kalanın (mecbur kalarak yaptığı) satışı, belirsizlik içeren (garar) satışı ve meyvenin yetişip olgunlaşmadan (önce) satılmasını yasaklamıştır."