3504. Hadis
حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، عَنْ أَيُّوبَ، حَدَّثَنِي عَمْرُو بْنُ شُعَيْبٍ، حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِيهِ، حَتَّى ذَكَرَ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَمْرٍو قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لاَ يَحِلُّ سَلَفٌ وَبَيْعٌ وَلاَ شَرْطَانِ فِي بَيْعٍ وَلاَ رِبْحُ مَا لَمْ تَضْمَنْ وَلاَ بَيْعُ مَا لَيْسَ عِنْدَكَ " .
Bize Zuheyr b. Harb anlattı; bize İsmâil, Eyyûb’dan; o Amr b. Şuayb’dan; o babasından; o babasından; o da babasından —nihayet Abdullah b. Amr’ı zikrederek— naklettiğine göre Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Borç (seleften kaynaklanan bir menfaat beklentisi) ile satışı birleştirmek helal olmaz. Bir satışta iki şart koşmak helal olmaz. (Henüz tazmin sorumluluğu alınmamış, zayi olması durumunda sorumluluğu yüklenilmemiş) kabzedilmeyen malın kârı helal olmaz. Yanında bulunmayan malın satışı da helal olmaz.”