3865. Hadis
حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ مُطَرِّفٍ، عَنْ عِمْرَانَ بْنِ حُصَيْنٍ، قَالَ نَهَى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْكَىِّ فَاكْتَوَيْنَا فَمَا أَفْلَحْنَ وَلاَ أَنْجَحْنَ . قَالَ أَبُو دَاوُدَ وَكَانَ يَسْمَعُ تَسْلِيمَ الْمَلاَئِكَةِ فَلَمَّا اكْتَوَى انْقَطَعَ عَنْهُ فَلَمَّا تَرَكَ رَجَعَ إِلَيْهِ .
Mûsâ b. İsmâil, Hammâd'dan; o Sâbit'ten; o Mutarrif'ten; o da İmrân b. Husayn'dan nakletti: [İmrân] şöyle dedi: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem dağlama [kay] yapılmasını nehyetti. Biz ise dağlama yaptık; ne felah bulduk [iyileştik] ne de başarılı olduk. Ebû Dâvûd [şöyle] dedi: [İmrân b. Husayn] meleklerin selamını duyardı. Dağlama yapınca bu selam kesildi. Dağlamayı terk edince [selam sesi] ona tekrar geri döndü.