3907. Hadis
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، حَدَّثَنَا عَوْفٌ، حَدَّثَنَا حَيَّانُ، - قَالَ غَيْرُ مُسَدَّدٍ حَيَّانُ بْنُ الْعَلاَءِ - حَدَّثَنَا قَطَنُ بْنُ قَبِيصَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " الْعِيَافَةُ وَالطِّيَرَةُ وَالطَّرْقُ مِنَ الْجِبْتِ " . الطَّرْقُ الزَّجْرُ وَالْعِيَافَةُ الْخَطُّ .
Müsedded, Yahyâ, Avf, Hayyân -Müsedded dışındakiler Hayyân b. el-Alâ dedi-, Katan b. Kabîsa [ve] babası [Kabîsa] nakletti: [Kabîsa] Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu işittiğini söyledi: "İyâfe [kuşların hareketlerinden anlam çıkarmak], tılyere [uğursuzluk saymak] ve tark [yere çizgi çekmek/taş atmak suretiyle fala bakmak] cibttendir [putperestlik/şeytan işlerindendir]." (Ravi şunları ekledi): Tark; (kuşları) ürkütmek [zecr], iyâfe ise (yere) çizgi çekmektir [hatt].