3960. Hadis
حَدَّثَنَا وَهْبُ بْنُ بَقِيَّةَ، حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، - هُوَ الطَّحَّانُ - عَنْ خَالِدٍ، عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ، عَنْ أَبِي زَيْدٍ، أَنَّ رَجُلاً، مِنَ الأَنْصَارِ بِمَعْنَاهُ وَقَالَ - يَعْنِي النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم - " لَوْ شَهِدْتُهُ قَبْلَ أَنْ يُدْفَنَ لَمْ يُدْفَنْ فِي مَقَابِرِ الْمُسْلِمِينَ " .
Bize Vehb b. Bakıyye anlattı; bize Hâlid b. Abdullah -ki o et-Tahhân'dır- haber verdi; Hâlid'den; Ebû Kılâbe'den; Ebû Zeyd'den; Ensâr'dan bir adam [hakkında] manasıyla [anlattı] ve [şunu] ekledi: [Efendimiz] -yani Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: “Eğer o defnedilmeden önce haberdar olsaydım, Müslümanların mezarlığına defnedilmezdi.” “Eğer o defnedilmeden önce haberdar olsaydım, Müslümanların mezarlığına defnedilmezdi.”