4240. Hadis
حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ حُذَيْفَةَ، قَالَ قَامَ فِينَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَائِمًا فَمَا تَرَكَ شَيْئًا يَكُونُ فِي مَقَامِهِ ذَلِكَ إِلَى قِيَامِ السَّاعَةِ إِلاَّ حَدَّثَهُ حَفِظَهُ مَنْ حَفِظَهُ وَنَسِيَهُ مَنْ نَسِيَهُ قَدْ عَلِمَهُ أَصْحَابُهُ هَؤُلاَءِ وَإِنَّهُ لَيَكُونُ مِنْهُ الشَّىْءُ فَأَذْكُرُهُ كَمَا يَذْكُرُ الرَّجُلُ وَجْهَ الرَّجُلِ إِذَا غَابَ عَنْهُ ثُمَّ إِذَا رَآهُ عَرَفَهُ .
Bize Osman b. Ebi Şeybe anlattı; bize Cerîr anlattı; A'meş'ten; Ebu Vâil'den; Huzeyfe'den [nakledildiğine göre] o şöyle demiştir: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem içimizde (hutbe vermek üzere) bir makamda durdu. O makamında, Kıyamet kopuncaya kadar olacak hiçbir şeyi bırakmadan anlattı. Onu ezberleyen ezberledi, unutan unuttu. Muhakkak ki şu arkadaşları onu bilmiştir. (Bazen) ondan bir şey olur (gerçekleşir), ben de onu, bir adamın kendisinden (bir süre) kaybolup sonra onu gördüğünde tanıdığı gibi hatırlarım.”