4290. Hadis
الْمُغِيرَةِ، قَالَ حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ أَبِي قَيْسٍ، عَنْ شُعَيْبِ بْنِ خَالِدٍ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، قَالَ قَالَ عَلِيٌّ - رضى الله عنه - وَنَظَرَ إِلَى ابْنِهِ الْحَسَنِ فَقَالَ إِنَّ ابْنِي هَذَا سَيِّدٌ كَمَا سَمَّاهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَسَيَخْرُجُ مِنْ صُلْبِهِ رَجُلٌ يُسَمَّى بِاسْمِ نَبِيِّكُمْ يُشْبِهُهُ فِي الْخُلُقِ وَلاَ يُشْبِهُهُ فِي الْخَلْقِ ثُمَّ ذَكَرَ قِصَّةَ يَمْلأُ الأَرْضَ عَدْلاً .
el-Muğîre; dedi ki: Bize Amr b. Ebî Kays anlattı; Şuayb b. Hâlid’den; Ebû İshâk’tan; dedi ki: Ali radıyallâhu anh dedi ve oğlu Hasan’a baktı; sonra dedi ki: "Şüphesiz benim bu oğlum, Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’in onu isimlendirdiği gibi bir seyyiddir (efendidir). Ve onun sulbünden (soyundan), Nebinizin ismiyle isimlendirilen bir adam çıkacaktır; ahlakta O’na benzer, yaratılışta O’na benzemez." Sonra [Ali], yeryüzünü adaletle dolduracağı kıssasını zikretti.