4422. Hadis
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ سِمَاكٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ سَمُرَةَ، قَالَ رَأَيْتُ مَاعِزَ بْنَ مَالِكٍ حِينَ جِيءَ بِهِ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم رَجُلاً قَصِيرًا أَعْضَلَ لَيْسَ عَلَيْهِ رِدَاءٌ فَشَهِدَ عَلَى نَفْسِهِ أَرْبَعَ مَرَّاتٍ أَنَّهُ قَدْ زَنَى . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " فَلَعَلَّكَ قَبَّلْتَهَا " . قَالَ لاَ وَاللَّهِ إِنَّهُ قَدْ زَنَى الآخِرُ . قَالَ فَرَجَمَهُ ثُمَّ خَطَبَ فَقَالَ " أَلاَ كُلَّمَا نَفَرْنَا فِي سَبِيلِ اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ خَلَفَ أَحَدُهُمْ لَهُ نَبِيبٌ كَنَبِيبِ التَّيْسِ يَمْنَحُ إِحْدَاهُنَّ الْكُثْبَةَ أَمَا إِنَّ اللَّهَ إِنْ يُمَكِّنِّي مِنْ أَحَدٍ مِنْهُمْ إِلاَّ نَكَلْتُهُ عَنْهُنَّ " .
Bize Müsedded anlattı; bize Ebû Avâne anlattı; Simâk’ten; Câbir b. Semure’den [naklen] dedi ki: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’e getirildiği zaman Mâiz b. Mâlik’i gördüm. Kısa boylu, adaleli (kaslı) bir adamdı. Üzerinde ridası (üst elbisesi) yoktu. Kendisinin zina ettiğine dair dört defa şahitlik etti (itiraf etti). Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: "Belki onu öpmüşsündür?" buyurdu. (Mâiz): "Hayır vallahi! Bu (adam, yani ben) zina etmiştir!" dedi. (Ravi) dedi ki: (Resûlullah) onu recmetti (recmedilmesini emretti). Sonra hutbe okudu ve şöyle buyurdu: "Dikkat edin! Biz Allah azze ve celle yolunda sefere çıktığımız her seferinde, (geride kalanların) içinden birisi (ailelerimizin başında) kalıyor ve teke gibi bağırıyor (kadınların peşine düşüyor). Onlardan birine azıcık (bir şey) veriyor (kandırıyor). Haberiniz olsun ki, Allah bana onlardan birini imkan verirse (elime düşürürse), ona mutlaka ibretlik bir ceza veririm!"