Hudûd (Cezalar) Kitabı

Ebu Davud · Sünen-i Ebu Davud (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

4434. Hadis

حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ إِسْحَاقَ الأَهْوَازِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو أَحْمَدَ، حَدَّثَنَا بَشِيرُ بْنُ الْمُهَاجِرِ، حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ بُرَيْدَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ كُنَّا أَصْحَابَ رَسُولِ اللَّهِ نَتَحَدَّثُ أَنَّ الْغَامِدِيَّةَ وَمَاعِزَ بْنَ مَالِكٍ لَوْ رَجَعَا بَعْدَ اعْتِرَافِهِمَا أَوْ قَالَ لَوْ لَمْ يَرْجِعَا بَعْدَ اعْتِرَافِهِمَا لَمْ يَطْلُبْهُمَا وَإِنَّمَا رَجَمَهُمَا عِنْدَ الرَّابِعَةِ ‏.‏

Bize Ahmed b. İshâk el-Ehvâzî anlattı; bize Ebû Ahmed anlattı; bize Beşîr b. el-Muhâcir anlattı; bana Abdullâh b. Büreyde anlattı; babasından [naklen] dedi ki: Biz Resûlullah’ın ashabı kendi aramızda şöyle konuşurduk: Ğâmidiyeli (kadın) ile Mâiz b. Mâlik, itiraflarından sonra geri dönselerdi —veya şöyle dedi: itiraflarından sonra (ikrar üzere devam edip) tekrar gelmeselerdi— (Resûlullah) onları aramazdı (peşlerine düşmezdi). O, ancak dördüncü (ikrarları) sırasında onları recmetti.