4444. Hadis
قَالَ أَبُو دَاوُدَ حُدِّثْتُ عَنْ عَبْدِ الصَّمَدِ بْنِ عَبْدِ الْوَارِثِ، قَالَ حَدَّثَنَا زَكَرِيَّا بْنُ سُلَيْمٍ، بِإِسْنَادِهِ نَحْوَهُ زَادَ ثُمَّ رَمَاهَا بِحَصَاةٍ مِثْلَ الْحُمُّصَةِ ثُمَّ قَالَ " ارْمُوا وَاتَّقُوا الْوَجْهَ " . فَلَمَّا طَفِئَتْ أَخْرَجَهَا فَصَلَّى عَلَيْهَا وَقَالَ فِي التَّوْبَةِ نَحْوَ حَدِيثِ بُرَيْدَةَ .
Ebû Dâvûd dedi ki: Bana Abdussamed b. Abdilvâris’ten haber verildi. Dedi ki: Bize Zekeriyyâ b. Süleym kendi isnadıyla benzerini anlattı. (Ve şunu) ekledi: Sonra (Resûlullah) ona nohut tanesi gibi (küçük) bir çakıl taşı attı ve: "Atın! Yüz(ün)den sakının!" buyurdu. (Kadın) sönünce (ölünce) onu çıkardı ve üzerine cenaze namazı kıldı. Tövbesi hakkında da Büreyde hadisinin benzerini söyledi.