4534. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ دَاوُدَ بْنِ سُفْيَانَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم بَعَثَ أَبَا جَهْمِ بْنَ حُذَيْفَةَ مُصَدِّقًا فَلاَجَّهُ رَجُلٌ فِي صَدَقَتِهِ فَضَرَبَهُ أَبُو جَهْمٍ فَشَجَّهُ فَأَتَوُا النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالُوا الْقَوَدَ يَا رَسُولَ اللَّهِ . فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " لَكُمْ كَذَا وَكَذَا " . فَلَمْ يَرْضَوْا فَقَالَ " لَكُمْ كَذَا وَكَذَا " . فَلَمْ يَرْضَوْا فَقَالَ " لَكُمْ كَذَا وَكَذَا " . فَرَضُوا . فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " إِنِّي خَاطِبٌ الْعَشِيَّةَ عَلَى النَّاسِ وَمُخْبِرُهُمْ بِرِضَاكُمْ " . فَقَالُوا نَعَمْ . فَخَطَبَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " إِنَّ هَؤُلاَءِ اللَّيْثِيِّينَ أَتَوْنِي يُرِيدُونَ الْقَوَدَ فَعَرَضْتُ عَلَيْهِمْ كَذَا وَكَذَا فَرَضُوا أَرَضِيتُمْ " . قَالُوا لاَ . فَهَمَّ الْمُهَاجِرُونَ بِهِمْ فَأَمَرَهُمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَكُفُّوا عَنْهُمْ فَكَفُّوا ثُمَّ دَعَاهُمْ فَزَادَهُمْ فَقَالَ " أَرَضِيتُمْ " . فَقَالُوا نَعَمْ . قَالَ " إِنِّي خَاطِبٌ عَلَى النَّاسِ وَمُخْبِرُهُمْ بِرِضَاكُمْ " . قَالُوا نَعَمْ . فَخَطَبَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " أَرَضِيتُمْ " . قَالُوا نَعَمْ .
Bize Muhammed b. Dâvûd b. Süfyân anlattı; bize Abdurrezzâk anlattı; bize Ma'mer haber verdi; Zührî'den, (o) Urve'den, (o) Âişe'den nakletti ki; Nebi (sallallâhu aleyhi ve sellem) Ebû Cehm b. Huzeyfe'yi zekât tahsildarı olarak gönderdi. Bir adam zekâtı konusunda onunla çekişti. Ebû Cehm adama vurdu ve başını yardı. (Adamın yakınları) Nebi'ye (sallallâhu aleyhi ve sellem) geldiler ve: "Kısas (isteriz) ey Allah'ın Resûlü!" dediler. Nebi (sallallâhu aleyhi ve sellem): "Size şu kadar (diyet) var" buyurdu. Onlar razı olmadılar. (Peygamber): "Size şu kadar var" buyurdu. Razı olmadılar. (Peygamber): "Size şu kadar var" buyurdu. (Sonunda) razı oldular. Nebi (sallallâhu aleyhi ve sellem): "Ben bu akşam insanlara hitap edeceğim ve sizin razı olduğunuzu onlara haber vereceğim" buyurdu. Onlar: "Tamam" dediler. Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) hutbe irad etti ve: "Şu Leys oğulları bana geldiler ve kısas istediler. Ben de onlara şu kadar (diyet) teklif ettim, onlar da razı oldular. Razı oldunuz mu?" buyurdu. Onlar: "Hayır" dediler. Bunun üzerine Muhacirler onların üzerine yürümeye teşebbüs etti. Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) onlara dokunmamalarını emretti, onlar da vazgeçtiler. Sonra (Peygamber) onları (tekrar) çağırdı ve onlara (verdiklerini) artırdı. "Razı oldunuz mu?" buyurdu. "Evet" dediler. (Peygamber): "İnsanlara hitap edip sizin razı olduğunuzu onlara haber vereceğim" buyurdu. "Tamam" dediler. (Peygamber) hutbe irad etti ve: "Razı oldunuz mu?" buyurdu. Onlar: "Evet" dediler.