4624. Hadis
حَدَّثَنَا ابْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا مُؤَمَّلُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنِ ابْنِ عَوْنٍ، قَالَ لَوْ عَلِمْنَا أَنَّ كَلِمَةَ، الْحَسَنِ تَبْلُغُ مَا بَلَغَتْ لَكَتَبْنَا بِرُجُوعِهِ كِتَابًا وَأَشْهَدْنَا عَلَيْهِ شُهُودًا وَلَكِنَّا قُلْنَا كَلِمَةٌ خَرَجَتْ لاَ تُحْمَلُ .
Bize İbnü'l-Müsennâ ve İbn Beşşâr anlattılar. Dediler ki: Bize Müemmel b. İsmail anlattı; bize Hammâd b. Zeyd anlattı; İbn Avn'dan. Dedi ki: "Eğer Hasan'ın (kader hakkındaki) sözünün, ulaştığı bu noktaya ulaşacağını bilseydik, onun (bu görüşünden) döndüğüne dair bir yazı yazar ve buna şahitler tutardık. Fakat biz: (Ağzından) çıkmış bir sözdür, (kimse tarafından) taşınmaz (ciddiye alınıp nakledilmez), dedik."