Sünnet Kitabı

Ebu Davud · Sünen-i Ebu Davud (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

4644. Hadis

حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا ابْنُ إِدْرِيسَ، عَنِ الأَعْمَشِ، قَالَ سَمِعْتُ الْحَجَّاجَ، يَقُولُ عَلَى الْمِنْبَرِ هَذِهِ الْحَمْرَاءُ هَبْرٌ هَبْرٌ أَمَا وَاللَّهِ لَقَدْ قَرَعْتُ عَصًا بِعَصًا لأَذَرَنَّهُمْ كَالأَمْسِ الذَّاهِبِ يَعْنِي الْمَوَالِي ‏.‏

Bize Osman b. Ebî Şeybe anlattı; bize İbn İdrîs anlattı; A'meş'ten. Dedi ki: Haccâc'ı minber üzerinde şöyle derken işittim: 'Bu Hamrâ (Acemler/Mevâlî) var ya; (onlar) parça parça edilecek (etlerdir)! Vallahi ben (onları yola getirmek için) asayı asaya vurdum (her yolu denedim). Mutlaka onları geçip gitmiş dün gibi (yok olmuş) bırakacağım.' (Râvi) 'Mevâlî'yi kastediyor' dedi.