4892. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي مَرْيَمَ، أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، قَالَ حَدَّثَنِي إِبْرَاهِيمُ بْنُ نَشِيطٍ، عَنْ كَعْبِ بْنِ عَلْقَمَةَ، أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا الْهَيْثَمِ، يَذْكُرُ أَنَّهُ سَمِعَ دُخَيْنًا، كَاتِبَ عُقْبَةَ بْنِ عَامِرٍ قَالَ كَانَ لَنَا جِيرَانٌ يَشْرَبُونَ الْخَمْرَ فَنَهَيْتُهُمْ فَلَمْ يَنْتَهُوا فَقُلْتُ لِعُقْبَةَ بْنِ عَامِرٍ إِنَّ جِيرَانَنَا هَؤُلاَءِ يَشْرَبُونَ الْخَمْرَ وَإِنِّي نَهَيْتُهُمْ فَلَمْ يَنْتَهُوا فَأَنَا دَاعٍ لَهُمُ الشُّرَطَ . فَقَالَ دَعْهُمْ . ثُمَّ رَجَعْتُ إِلَى عُقْبَةَ مَرَّةً أُخْرَى فَقُلْتُ إِنَّ جِيرَانَنَا قَدْ أَبَوْا أَنْ يَنْتَهُوا عَنْ شُرْبِ الْخَمْرِ وَأَنَا دَاعٍ لَهُمُ الشُّرَطَ . قَالَ وَيْحَكَ دَعْهُمْ فَإِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرَ مَعْنَى حَدِيثِ مُسْلِمٍ . قَالَ أَبُو دَاوُدَ قَالَ هَاشِمُ بْنُ الْقَاسِمِ عَنْ لَيْثٍ فِي هَذَا الْحَدِيثِ قَالَ لاَ تَفْعَلْ وَلَكِنْ عِظْهُمْ وَتَهَدَّدْهُمْ .
Bize Muhammed b. Yahya anlattı. Bize İbn Ebi Meryem anlattı. Bize Leys haber verdi. Dedi ki: Bana İbrahim b. Neşît anlattı, (o) Ka'b b. Alkame'den; o Ebu'l-Heysem'in şöyle zikrettiğini işitmiş: O, Ukbe b. Âmir'in katibi Duhayn'ı şöyle derken işitmiş: "Bizim içki içen komşularımız vardı. Onları (bundan) nehyettim ama vazgeçmediler. Ukbe b. Âmir'e: 'Şu komşularımız içki içiyorlar. Ben onları nehyettim ama vazgeçmediler. Onlar için zabıta çağıracağım' dedim. (Ukbe): 'Onları bırak' dedi. (Daha sonra) Ukbe'ye bir kez daha gittim ve: 'Komşularımız içki içmekten vazgeçmiyorlar. Ben onlar için zabıta çağıracağım' dedim. (Ukbe) dedi ki: 'Yazık sana! Onları bırak. Zira ben Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem)'i işittim...' diyerek (önceki) Müslim'in hadisinin manasını zikretti." Ebu Davud dedi ki: Haşim b. el-Kasım, bu hadis hakkında Leys'ten (naklederek şöyle) dedi: "(Ukbe): 'Böyle yapma! Lakin onlara öğüt ver ve onları (Allah ile) korkut' dedi."