4999. Hadis
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ مَعِينٍ، حَدَّثَنَا حَجَّاجُ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا يُونُسُ بْنُ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الْعَيْزَارِ بْنِ حُرَيْثٍ، عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ، قَالَ اسْتَأْذَنَ أَبُو بَكْرٍ رَحْمَةُ اللَّهِ عَلَيْهِ عَلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَسَمِعَ صَوْتَ عَائِشَةَ عَالِيًا فَلَمَّا دَخَلَ تَنَاوَلَهَا لِيَلْطِمَهَا وَقَالَ لاَ أَرَاكِ تَرْفَعِينَ صَوْتَكِ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَجَعَلَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَحْجُزُهُ وَخَرَجَ أَبُو بَكْرٍ مُغْضَبًا فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم حِينَ خَرَجَ أَبُو بَكْرٍ " كَيْفَ رَأَيْتِنِي أَنْقَذْتُكِ مِنَ الرَّجُلِ " . قَالَ فَمَكَثَ أَبُو بَكْرٍ أَيَّامًا ثُمَّ اسْتَأْذَنَ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَوَجَدَهُمَا قَدِ اصْطَلَحَا فَقَالَ لَهُمَا أَدْخِلاَنِي فِي سِلْمِكُمَا كَمَا أَدْخَلْتُمَانِي فِي حَرْبِكُمَا . فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " قَدْ فَعَلْنَا قَدْ فَعَلْنَا " .
Bize Yahyâ b. Maîn anlattı. (Dedi ki): Bize Haccâc b. Muhammed anlattı. (Dedi ki): Bize Yûnus b. Ebî İshâk, Ebû İshâk'tan, (o) Ayzâr b. Hureys'ten, (o da) Nu'mân b. Beşîr'den nakletti. (Nu'mân) dedi ki: Ebû Bekir rahmetullahi aleyh, Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in yanına girmek için izin istedi. (İçeriden) Âişe'nin yüksek sesini işitti. İçeri girince (Âişe'ye) vurmak için elini uzattı ve: "Seni Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e sesini yükseltirken görüyorum ha!" dedi. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem ona engel olmaya başladı. Ebû Bekir öfkeli bir halde dışarı çıktı. Ebû Bekir çıktığında Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem (Âişe'ye şaka yollu): "Seni adamın elinden nasıl kurtardığımı gördün mü?" buyurdu. (Ravi) dedi ki: Ebû Bekir birkaç gün bekledi (gelmedi). Sonra Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in yanına girmek için (tekrar) izin istedi. Onları barışmış (keyifli) halde buldu. Onlara: "Beni harbine soktuğunuz gibi barışınıza da sokun" dedi. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem de: "Yaptık (soktuk), yaptık (soktuk)" buyurdu.