5025. Hadis
حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " رَأَيْتُ اللَّيْلَةَ كَأَنَّا فِي دَارِ عُقْبَةَ بْنِ رَافِعٍ وَأُتِينَا بِرُطَبٍ مِنْ رُطَبِ ابْنِ طَابٍ فَأَوَّلْتُ أَنَّ الرِّفْعَةَ لَنَا فِي الدُّنْيَا وَالْعَاقِبَةَ فِي الآخِرَةِ وَأَنَّ دِينَنَا قَدْ طَابَ " .
Bize Musa b. İsmail anlattı. Bize Hammâd, Sâbit'ten, o Enes b. Mâlik'ten nakletti ki Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Bu gece rüyamda sanki Ukbe b. Râfi'in evindeymişiz ve bize İbn Tâb hurmasından ikram edilmiş gibi gördüm. Bunu şöyle yorumladım: Dünyada yükselme (rif'at) bizimdir. Ahirette güzel akıbet bizimdir. Dinimiz de (Tâb hurması gibi) güzelleşmiş (kemâle ermiş)tir."