1454. Hadis
حَدَّثَنَا مُسْلِمُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ، وَهَمَّامٌ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ زُرَارَةَ بْنِ أَوْفَى، عَنْ سَعْدِ بْنِ هِشَامٍ، عَنْ عَائِشَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " الَّذِي يَقْرَأُ الْقُرْآنَ وَهُوَ مَاهِرٌ بِهِ مَعَ السَّفَرَةِ الْكِرَامِ الْبَرَرَةِ وَالَّذِي يَقْرَؤُهُ وَهُوَ يَشْتَدُّ عَلَيْهِ فَلَهُ أَجْرَانِ " .
Bize Müslim b. İbrâhîm anlattı; bize Hişâm ve Hemmâm, Katâde’den anlattı; Zürâre b. Evfâ’dan, Sa’d b. Hişâm’dan, Âişe’den [radıyallahu anhâ] nakledildiğine göre Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Kur’an’ı okuyan ve onda mahir [usta] olan kimse, değerli ve itaatkar elçiler [melekler] ile beraberdir. Onu zorlanarak [kekeler gibi] okuyan kimse için ise iki sevap vardır.”