1507. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سُلَيْمَانَ الأَنْبَارِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدَةُ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، قَالَ كَانَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الزُّبَيْرِ يُهَلِّلُ فِي دُبُرِ كُلِّ صَلاَةٍ فَذَكَرَ نَحْوَ هَذَا الدُّعَاءِ زَادَ فِيهِ " وَلاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إِلاَّ بِاللَّهِ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ لاَ نَعْبُدُ إِلاَّ إِيَّاهُ لَهُ النِّعْمَةُ " . وَسَاقَ بَقِيَّةَ الْحَدِيثِ .
Bize Muhammed b. Süleyman el-Enbârî anlattı; bize Abde, Hişâm b. Urve’den, Ebû’z-Zübeyr’den naklettiğine göre o şöyle demiştir: Abdullah b. ez-Zübeyr [radıyallahu anhümâ] her namazın arkasından tehlil [lâ ilâhe illâllâh] çeker ve [1506. hadisteki] bu duanın benzerini naklederdi; şu kadar var ki [duasına şunları da] eklemişti: “...velâ havle velâ kuvvete illâ billâh, lâ ilâhe illâllâhü lâ na’büdü illâ iyyâhu lehü’n-ni’metü... [Allah’tan başka güç ve kuvvet sahibi yoktur; Allah’tan başka ilah yoktur; biz ancak O’na ibadet ederiz; nimet O’nundur...]” [Ravi Hişâm b. Urve] hadisin geri kalanını [bir önceki hadis olan 1506. hadisteki gibi] nakletti.