Zekât Kitabı

Ebu Davud · Sünen-i Ebu Davud (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

1596. Hadis

حَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ سَعِيدِ بْنِ الْهَيْثَمِ الأَيْلِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ بْنُ يَزِيدَ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ سَالِمِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ فِيمَا سَقَتِ السَّمَاءُ وَالأَنْهَارُ وَالْعُيُونُ أَوْ كَانَ بَعْلاً الْعُشْرُ وَفِيمَا سُقِيَ بِالسَّوَانِي أَوِ النَّضْحِ نِصْفُ الْعُشْرِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Hârûn b. Said b. el-Heysem el-Eylî anlattı; bize Abdullah b. Vehb anlattı; Yûnus b. Yezîd bana haber verdi; İbn Şihâb'dan; Sâlim b. Abdullah'dan; o da babasından [naklederek]; Resulullah [sallallâhu aleyhi ve sellem] şöyle buyurdu: “Gökten gelen [yağmur], nehirler ve pınarlar ile sulanan veya kendiliğinden sulanan (ba'l) arazilerin mahsulünde onda bir (öşür/uşr) [zekât] vardır. Hayvanlar veya dolaplar (sevânî/nadh) yardımıyla sulanan mahsullerde ise yirmide bir (öşürün yarısı) [zekât] vardır.”