Zekât Kitabı

Ebu Davud · Sünen-i Ebu Davud (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

1651. Hadis

حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، وَمُسْلِمُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، - الْمَعْنَى - قَالاَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَمُرُّ بِالتَّمْرَةِ الْعَائِرَةِ فَمَا يَمْنَعُهُ مِنْ أَخْذِهَا إِلاَّ مَخَافَةُ أَنْ تَكُونَ صَدَقَةً ‏.‏

Bize Mûsâ b. İsmâil ve Müslim b. İbrâhim anlattı -lafızları birbirine yakın/mânâca bir-; [ikisi de] bize Hammâd'ın anlattığını bildirdiler; Katâde'den; Enes (radıyallahu anh)'dan nakledildiğine göre: Nebi [sallallâhu aleyhi ve sellem] [yolda] düşürülmüş (sahibi bilinmeyen) bir hurmaya rastlardı. Onu bir zekât (sadaka) [malı] olması endişesinden başka hiçbir şey onu alıp yemekten alıkoymazdı.