1668. Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ أَبِي شُعَيْبٍ الْحَرَّانِيُّ، حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَسْمَاءَ، قَالَتْ قَدِمَتْ عَلَىَّ أُمِّي رَاغِبَةً فِي عَهْدِ قُرَيْشٍ وَهِيَ رَاغِمَةٌ مُشْرِكَةٌ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ أُمِّي قَدِمَتْ عَلَىَّ وَهِيَ رَاغِمَةٌ مُشْرِكَةٌ أَفَأَصِلُهَا قَالَ " نَعَمْ فَصِلِي أُمَّكِ " .
Bize Ahmed b. Ebi Şuayb el-Harrânî anlattı; bize İsa b. Yunus anlattı; bize Hişam b. Urve anlattı; babasından; Esma'dan; dedi ki: “Kureyş[le yapılan barış] devrinde, annem [benden yardım] isteyerek yanıma geldi. Halbuki o [İslam'dan] hoşlanmayan bir müşrikti. Dedim ki: ‘Ey Allah'ın Resulü! Annem, [İslam'dan] hoşlanmayan bir müşrik olduğu halde yanıma geldi. Ona iyilikte bulunayım mı?’ [Resulullah] buyurdu ki: ‘Evet, annene iyilikte bulun.’”