1697. Hadis
حَدَّثَنَا ابْنُ كَثِيرٍ، أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الأَعْمَشِ، وَالْحَسَنِ بْنِ عَمْرٍو، وَفِطْرٍ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، - قَالَ سُفْيَانُ وَلَمْ يَرْفَعْهُ سُلَيْمَانُ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَرَفَعَهُ فِطْرٌ وَالْحَسَنُ - قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لَيْسَ الْوَاصِلُ بِالْمُكَافِئِ وَلَكِنَّ الْوَاصِلَ هُوَ الَّذِي إِذَا قُطِعَتْ رَحِمُهُ وَصَلَهَا " .
Bize İbn Kesîr anlattı; bize Süfyan haber verdi; A'meş, Hasan b. Amr ve Fıtr'dan; Mücâhid'den; Abdullah b. Amr'dan. —Süfyan dedi ki: Süleyman (A'meş) bunu Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'e ref etmedi, ancak Fıtr ve Hasan ref ettiler.— Dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Sıla-i rahim yapan kişi, [yapılan iyiliğe] karşılık veren demek değildir. Fakat asıl sıla-i rahim yapan, akrabalık bağı koparıldığı zaman onu gözetip bağlayandır.”