466. Hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي لَيْلَى، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ سَعْدِ بْنِ زُرَارَةَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ شُرَحْبِيلَ، عَنْ قَيْسِ بْنِ سَعْدٍ، قَالَ أَتَانَا النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَوَضَعْنَا لَهُ مَاءً فَاغْتَسَلَ ثُمَّ أَتَيْنَاهُ بِمِلْحَفَةٍ وَرْسِيَّةٍ فَاشْتَمَلَ بِهَا فَكَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَى أَثَرِ الْوَرْسِ عَلَى عُكَنِهِ .
Bize Ali b. Muhammed anlattı; bize Vekî' anlattı; bize İbn Ebî Leylâ anlattı; Muhammed b. Abdurrahman b. Sa'd b. Zürâre'den, (o) Muhammed b. Şurahbîl'den, (o) Kays b. Sa'd'dan (naklettiğine göre) şöyle dedi: "Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem bize geldi. Biz de onun için su hazırladık, o da gusletti. Sonra ona sarıya boyanmış bir çarşaf getirdik, o da ona büründü. Çarşaftaki boyanın izini (vücudunun) kıvrımlarında görür gibiyim."