Temizlik (Tahâret) ve Sünnetleri Kitabı

İbn Mace · Sünen-i İbn Mace (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

267. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ أَبِي رَيْحَانَةَ، عَنْ سَفِينَةَ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَتَوَضَّأُ بِالْمُدِّ وَيَغْتَسِلُ بِالصَّاعِ ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe anlattı; bize İsmail b. İbrahim anlattı; Ebû Reyhâne'den; Sefîne'den; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bir müdd (su) ile abdest alır ve bir sâ' (su) ile yıkanırdı (guslederdi).

268. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، عَنْ هَمَّامٍ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ صَفِيَّةَ بِنْتِ شَيْبَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَتَوَضَّأُ بِالْمُدِّ وَيَغْتَسِلُ بِالصَّاعِ ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe anlattı; bize Yezîd b. Hârûn anlattı; Hemmâm'dan; Katâde'den; Safiyye bint Şeybe'den; Âişe'den; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bir müdd (su) ile abdest alır ve bir sâ' (su) ile yıkanırdı.

269. Hadis

حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا الرَّبِيعُ بْنُ بَدْرٍ، حَدَّثَنَا أَبُو الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يَتَوَضَّأُ بِالْمُدِّ وَيَغْتَسِلُ بِالصَّاعِ ‏.‏

Bize Hişâm b. Ammâr anlattı; bize Rebî' b. Bedr anlattı; bize Ebû Zübeyr anlattı; Câbir'den; şöyle demiştir: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bir müdd (su) ile abdest alır ve bir sâ' (su) ile yıkanırdı.

270. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُؤَمَّلِ بْنِ الصَّبَّاحِ، وَعَبَّادُ بْنُ الْوَلِيدِ، قَالاَ حَدَّثَنَا بَكْرُ بْنُ يَحْيَى بْنِ زَبَّانَ، حَدَّثَنَا حِبَّانُ بْنُ عَلِيٍّ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي زِيَادٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ عَقِيلِ بْنِ أَبِي طَالِبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ يُجْزِئُ مِنَ الْوُضُوءِ مُدٌّ وَمِنَ الْغُسْلِ صَاعٌ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ رَجُلٌ لاَ يُجْزِئُنَا ‏.‏ فَقَالَ قَدْ كَانَ يُجْزِئُ مَنْ هُوَ خَيْرٌ مِنْكَ وَأَكْثَرُ شَعَرًا ‏.‏ يَعْنِي النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏.‏

Bize Muhammed b. el-Müe'mmel b. es-Sabbâh ve Abbâd b. el-Velîd anlattılar; dediler ki: Bize Bekr b. Yahyâ b. Zebbân anlattı; bize Hibbân b. Alî anlattı; Yezîd b. Ebî Ziyâd'dan; Abdullah b. Muhammed b. Akîl b. Ebî Tâlib'den; babasından; dedesinden; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Abdest için bir müdd (su), gusül için bir sâ' (su) yeterlidir." Bunun üzerine bir adam: "Bu bize yetmez" dedi. O da şöyle cevap verdi: "Senden daha hayırlı ve saçı daha çok olana yetiyordu." Yani Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'i kastediyordu.

271. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، ح وَحَدَّثَنَا بَكْرُ بْنُ خَلَفٍ أَبُو بِشْرٍ، خَتَنُ الْمُقْرِئِ حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، قَالُوا حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَبِي الْمَلِيحِ بْنِ أُسَامَةَ، عَنْ أَبِيهِ، أُسَامَةَ بْنِ عُمَيْرٍ الْهُذَلِيِّ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ لاَ يَقْبَلُ اللَّهُ صَلاَةً إِلاَّ بِطُهُورٍ وَلاَ يَقْبَلُ صَدَقَةً مِنْ غُلُولٍ ‏"‏ ‏.‏ حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، وَشَبَابَةُ بْنُ سَوَّارٍ، عَنْ شُعْبَةَ، نَحْوَهُ ‏.‏

Bize Muhammed b. Beşşâr anlattı; bize Yahyâ b. Saîd ve Muhammed b. Ca'fer anlattılar. (H) Ve bize el-Mukri'nin damadı Bekr b. Halef Ebû Bişr anlattı; bize Yezîd b. Zürey' anlattı; dediler ki: Bize Şu'be anlattı; Katâde'den; Ebu'l-Melîh b. Üsâme'den; babası Üsâme b. Umeyr el-Hüzelî'den; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Allah, temizlik olmaksızın (kılınan) hiçbir namazı ve hıyanetle (elde edilen maldan verilen) sadakayı kabul etmez." Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe anlattı; bize Ubeyd b. Saîd ve Şebâbe b. Sevvâr anlattılar; Şu'be'den; bunun benzerini (rivayet etti).

272. Hadis

حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا إِسْرَائِيلُ، عَنْ سِمَاكٍ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا وَهْبُ بْنُ جَرِيرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ سِمَاكِ بْنِ حَرْبٍ، عَنْ مُصْعَبِ بْنِ سَعْدٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ لاَ يَقْبَلُ اللَّهُ صَلاَةً إِلاَّ بِطُهُورٍ وَلاَ صَدَقَةً مِنْ غُلُولٍ ‏"‏ ‏.‏

Bize Ali b. Muhammed anlattı; bize Vekî' anlattı; bize İsrâil anlattı; Simâk'ten. (H) Ve bize Muhammed b. Yahyâ anlattı; bize Vehb b. Cerîr anlattı; bize Şu'be anlattı; Simâk b. Harb'den; Mus'ab b. Sa'd'dan; İbn Ömer'den; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Allah, temizlik olmaksızın (kılınan) namazı ve hıyanetle (elde edilen maldan verilen) sadakayı kabul etmez."

273. Hadis

حَدَّثَنَا سَهْلُ بْنُ أَبِي سَهْلٍ، حَدَّثَنَا أَبُو زُهَيْرٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِسْحَاقَ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي حَبِيبٍ، عَنْ سِنَانِ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ ‏ "‏ لاَ يَقْبَلُ اللَّهُ صَلاَةً بِغَيْرِ طُهُورٍ وَلاَ يَقْبَلُ صَدَقَةً مِنْ غُلُولٍ ‏"‏ ‏.‏

Bize Sehl b. Ebî Sehl anlattı; bize Ebû Züheyr anlattı; Muhammed b. İshak'tan; Yezîd b. Ebî Habîb'den; Sinân b. Sa'd'dan; Enes b. Mâlik'ten; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken işittim: "Allah, temizlik olmaksızın (kılınan) hiçbir namazı ve hıyanetle (elde edilen maldan verilen) sadakayı kabul etmez."

274. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَقِيلٍ، حَدَّثَنَا الْخَلِيلُ بْنُ زَكَرِيَّا، حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ حَسَّانَ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ أَبِي بَكْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ لاَ يَقْبَلُ اللَّهُ صَلاَةً بِغَيْرِ طُهُورٍ وَلاَ صَدَقَةً مِنْ غُلُولٍ ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. Akîl anlattı; bize Halîl b. Zekeriyyâ anlattı; bize Hişâm b. Hassân anlattı; Hasan'dan; Ebû Bekre'den; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Allah, temizlik olmaksızın (kılınan) namazı ve hıyanetle (elde edilen maldan verilen) sadakayı kabul etmez."

275. Hadis

حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ عَقِيلٍ، عَنْ مُحَمَّدٍ ابْنِ الْحَنَفِيَّةِ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ مِفْتَاحُ الصَّلاَةِ الطُّهُورُ وَتَحْرِيمُهَا التَّكْبِيرُ وَتَحْلِيلُهَا التَّسْلِيمُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Ali b. Muhammed anlattı; bize Vekî' anlattı; Süfyân'dan; Abdullah b. Muhammed b. Akîl'den; Muhammed İbn Hanefiyye'den; babasından; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Namazın anahtarı temizlik, haram kılanı (ihramı) tekbir, helal kılanı ise selamdır."

276. Hadis

حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، عَنْ أَبِي سُفْيَانَ، طَرِيفٍ السَّعْدِيِّ ح وَحَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنْ أَبِي سُفْيَانَ السَّعْدِيِّ، عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ مِفْتَاحُ الصَّلاَةِ الطُّهُورُ وَتَحْرِيمُهَا التَّكْبِيرُ وَتَحْلِيلُهَا التَّسْلِيمُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Süveyd b. Saîd anlattı; bize Ali b. Müshir anlattı; Ebû Süfyân Tarîf es-Sa'dî'den. (H) Ve bize Ebû Kureyb Muhammed b. el-Alâ anlattı; bize Ebû Muâviye anlattı; Ebû Süfyân es-Sa'dî'den; Ebû Nadre'den; Ebû Saîd el-Hudrî'den; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den; dedi ki: "Namazın anahtarı temizlik, haram kılanı (ihramı) tekbir, helal kılanı ise selamdır."

277. Hadis

حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ سَالِمِ بْنِ أَبِي الْجَعْدِ، عَنْ ثَوْبَانَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ اسْتَقِيمُوا وَلَنْ تُحْصُوا وَاعْلَمُوا أَنَّ خَيْرَ أَعْمَالِكُمُ الصَّلاَةُ وَلاَ يُحَافِظُ عَلَى الْوُضُوءِ إِلاَّ مُؤْمِنٌ ‏"‏ ‏.‏

Bize Ali b. Muhammed anlattı; bize Vekî' anlattı; Süfyân'dan; Mansûr'dan; Sâlim b. Ebî'l-Ca'd'dan; Sevbân'dan; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Dosdoğru olun, (bütün emirleri) sayıp bitiremezsiniz. Biliniz ki amellerinizin en hayırlısı namazdır. Ve abdesti(n devamlılığını) ancak bir mümin muhafaza eder."

278. Hadis

حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ بْنِ حَبِيبٍ، حَدَّثَنَا الْمُعْتَمِرُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ لَيْثٍ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ اسْتَقِيمُوا وَلَنْ تُحْصُوا وَاعْلَمُوا أَنَّ مِنْ أَفْضَلِ أَعْمَالِكُمُ الصَّلاَةَ وَلاَ يُحَافِظُ عَلَى الْوُضُوءِ إِلاَّ مُؤْمِنٌ ‏"‏ ‏.‏

Bize İshak b. İbrahim b. Habîb anlattı; bize Mu'temir b. Süleyman anlattı; Leys'ten; Mücâhid'den; Abdullah b. Amr'dan; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Dosdoğru olun, (bütün emirleri) sayıp bitiremezsiniz. Biliniz ki en faziletli amellerinizden biri namazdır. Ve abdesti(n devamlılığını) ancak bir mümin muhafaza eder."

279. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي مَرْيَمَ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ، حَدَّثَنِي إِسْحَاقُ بْنُ أَسِيدٍ، عَنْ أَبِي حَفْصٍ الدِّمَشْقِيِّ، عَنْ أَبِي أُمَامَةَ، يَرْفَعُ الْحَدِيثَ قَالَ ‏ "‏ اسْتَقِيمُوا وَنِعِمَّا أَنْ تَسْتَقِيمُوا وَخَيْرُ أَعْمَالِكُمُ الصَّلاَةُ وَلاَ يُحَافِظُ عَلَى الْوُضُوءِ إِلاَّ مُؤْمِنٌ ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. Yahyâ anlattı; bize İbn Ebî Meryem anlattı; bize Yahyâ b. Eyyûb anlattı; bana İshak b. Esîd anlattı; Ebû Hafs ed-Dımaşkî'den; Ebû Ümâme'den; hadisi ref ederek (Peygamber'e ulaştırarak) şöyle demiştir: "Dosdoğru olun, eğer dosdoğru olursanız ne âlâ! Amellerinizin en hayırlısı namazdır. Ve abdesti(n devamlılığını) ancak bir mümin muhafaza eder."

280. Hadis

حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الدِّمَشْقِيُّ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ شُعَيْبِ بْنِ شَابُورٍ، أَخْبَرَنِي مُعَاوِيَةُ بْنُ سَلاَّمٍ، عَنْ أَخِيهِ، أَنَّهُ أَخْبَرَهُ عَنْ جَدِّهِ أَبِي سَلاَّمٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ غَنْمٍ، عَنْ أَبِي مَالِكٍ الأَشْعَرِيِّ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ إِسْبَاغُ الْوُضُوءِ شَطْرُ الإِيمَانِ وَالْحَمْدُ لِلَّهِ تَمْلأُ الْمِيزَانَ وَالتَّسْبِيحُ وَالتَّكْبِيرُ مِلْءُ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضِ وَالصَّلاَةُ نُورٌ وَالزَّكَاةُ بُرْهَانٌ وَالصَّبْرُ ضِيَاءٌ وَالْقُرْآنُ حُجَّةٌ لَكَ أَوْ عَلَيْكَ كُلُّ النَّاسِ يَغْدُو فَبَائِعٌ نَفْسَهُ فَمُعْتِقُهَا أَوْ مُوبِقُهَا ‏"‏ ‏.‏

Bize Abdurrahman b. İbrahim ed-Dımaşkî anlattı; bize Muhammed b. Şuayb b. Şâbûr anlattı; bana Muâviye b. Sellâm haber verdi; kardeşinden; o da ona dedesi Ebû Sellâm'dan haber vermiş; Abdurrahman b. Ganm'den; Ebû Mâlik el-Eş'arî'den; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Abdesti tam almak imanın yarısıdır. Elhamdülillah (demek) mizanı doldurur. Tesbih ve tekbir gökler ve yer dolusuncadır. Namaz bir nurdur, zekât bir burhandır (delildir), sabır bir ziyadır. Kur'an ise ya lehine ya da aleyhine bir hüccettir. İnsanların hepsi sabaha çıkar; kimisi nefsini satar da onu (Allah'ın azabından) azad eder, kimisi de (günahlara dalarak) helak eder."

281. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ إِنَّ أَحَدَكُمْ إِذَا تَوَضَّأَ فَأَحْسَنَ الْوُضُوءَ ثُمَّ أَتَى الْمَسْجِدَ لاَ يَنْهَزُهُ إِلاَّ الصَّلاَةُ لَمْ يَخْطُ خَطْوَةً إِلاَّ رَفَعَهُ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ بِهَا دَرَجَةً وَحَطَّ عَنْهُ بِهَا خَطِيئَةً حَتَّى يَدْخُلَ الْمَسْجِدَ ‏"‏ ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe anlattı; bize Ebû Muâviye anlattı; A'meş'ten; Ebû Sâlih'ten; Ebû Hureyre'den; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Sizden biriniz abdest alır ve abdestini güzelce yapar, sonra sadece namaz kılma (niyetiyle) mescide gelirse, (mescide) girinceye kadar attığı her adım sebebiyle Allah Teâlâ onun derecesini yükseltir ve bir günahını siler."

282. Hadis

حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنِي حَفْصُ بْنُ مَيْسَرَةَ، حَدَّثَنِي زَيْدُ بْنُ أَسْلَمَ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ الصُّنَابِحِيِّ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ مَنْ تَوَضَّأَ فَمَضْمَضَ وَاسْتَنْشَقَ خَرَجَتْ خَطَايَاهُ مِنْ فَمِهِ وَأَنْفِهِ فَإِذَا غَسَلَ وَجْهَهُ خَرَجَتْ خَطَايَاهُ مِنْ وَجْهِهِ حَتَّى تَخْرُجَ مِنْ تَحْتِ أَشْفَارِ عَيْنَيْهِ فَإِذَا غَسَلَ يَدَيْهِ خَرَجَتْ خَطَايَاهُ مِنْ يَدَيْهِ فَإِذَا مَسَحَ رَأْسَهُ خَرَجَتْ خَطَايَاهُ مِنْ رَأْسِهِ حَتَّى تَخْرُجَ مِنْ أُذُنَيْهِ فَإِذَا غَسَلَ رِجْلَيْهِ خَرَجَتْ خَطَايَاهُ مِنْ رِجْلَيْهِ حَتَّى تَخْرُجَ مِنْ تَحْتِ أَظْفَارِ رِجْلَيْهِ وَكَانَتْ صَلاَتُهُ وَمَشْيُهُ إِلَى الْمَسْجِدِ نَافِلَةً ‏"‏ ‏.‏

Bize Süveyd b. Saîd anlattı; bana Hafs b. Meysere anlattı; bana Zeyd b. Eslem anlattı; Atâ b. Yesâr'dan; Abdullah es-Sunâbihî'den; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'den; şöyle buyurdu: "Kim abdest alır da ağzına ve burnuna su verirse, günahları ağzından ve burnundan çıkar. Yüzünü yıkadığı zaman, günahları yüzünden, hatta göz kapaklarının altından çıkar. Ellerini yıkadığı zaman, günahları ellerinden çıkar. Başını meshettiği zaman, günahları başından, hatta kulaklarından çıkar. Ayaklarını yıkadığı zaman, günahları ayaklarından, hatta ayak tırnaklarının altından çıkar. (Kıldığı) namazı ve mescide yürüyüşü de (buna ilaveten) nâfile (fazladan sevap) olur."

283. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ يَعْلَى بْنِ عَطَاءٍ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ طَلْقٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْبَيْلَمَانِيِّ، عَنْ عَمْرِو بْنِ عَبَسَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ إِنَّ الْعَبْدَ إِذَا تَوَضَّأَ فَغَسَلَ يَدَيْهِ خَرَّتْ خَطَايَاهُ مِنْ يَدَيْهِ فَإِذَا غَسَلَ وَجْهَهُ خَرَّتْ خَطَايَاهُ مِنْ وَجْهِهِ فَإِذَا غَسَلَ ذِرَاعَيْهِ وَمَسَحَ بِرَأْسِهِ خَرَّتْ خَطَايَاهُ مِنْ ذِرَاعَيْهِ وَرَأْسِهِ فَإِذَا غَسَلَ رِجْلَيْهِ خَرَّتْ خَطَايَاهُ مِنْ رِجْلَيْهِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ve Muhammed b. Beşşâr anlattılar; dediler ki: Bize Gunder Muhammed b. Ca'fer anlattı; Şu'be'den; Ya'lâ b. Atâ'dan; Yezîd b. Talk'tan; Abdurrahman b. el-Beylemânî'den; Amr b. Abese'den; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kul abdest alıp ellerini yıkadığı zaman, günahları ellerinden dökülür. Yüzünü yıkadığı zaman, günahları yüzünden dökülür. Kollarını yıkayıp başını meshettiği zaman, günahları kollarından ve başından dökülür. Ayaklarını yıkadığı zaman, günahları ayaklarından dökülür."

284. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى النَّيْسَابُورِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ، هِشَامُ بْنُ عَبْدِ الْمَلِكِ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ عَاصِمٍ، عَنْ زِرِّ بْنِ حُبَيْشٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ مَسْعُودٍ، قَالَ قِيلَ يَا رَسُولَ اللَّهِ كَيْفَ تَعْرِفُ مَنْ لَمْ تَرَ مِنْ أُمَّتِكَ قَالَ ‏ "‏ غُرٌّ مُحَجَّلُونَ بُلْقٌ مِنْ آثَارِ الطُّهُورِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو الْحَسَنِ الْقَطَّانُ حَدَّثَنَا أَبُو حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ، فَذَكَرَ مِثْلَهُ ‏.‏

Bize Muhammed b. Yahyâ en-Nîsâbûrî anlattı; bize Ebû'l-Velîd Hişâm b. Abdülmelik anlattı; bize Hammâd anlattı; Âsım'dan; Zirr b. Hubeyş'ten; Abdullah b. Mes'ud şöyle demiştir: (Resûlullah'a): "Ey Allah'ın Resûlü, ümmetinden görmediklerini nasıl tanıyacaksın?" denildi. O da şöyle buyurdu: "Abdest izlerinden dolayı (yüzleri ve ayakları) parlak, (alınları) ak, (ayakları) sekili olarak (tanıyacağım)." Ebu'l-Hasan el-Kattân dedi ki: Bize Ebû Hâtim anlattı; bize Ebu'l-Velîd anlattı; böylece benzerini zikretti.

285. Hadis

حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَبِي كَثِيرٍ، حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنِي شَقِيقُ بْنُ سَلَمَةَ، حَدَّثَنِي حُمْرَانُ، مَوْلَى عُثْمَانَ بْنِ عَفَّانَ قَالَ رَأَيْتُ عُثْمَانَ بْنَ عَفَّانَ قَاعِدًا فِي الْمَقَاعِدِ فَدَعَا بِوَضُوءٍ فَتَوَضَّأَ ثُمَّ قَالَ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِي مَقْعَدِي هَذَا تَوَضَّأَ مِثْلَ وُضُوئِي هَذَا ثُمَّ قَالَ ‏"‏ مَنْ تَوَضَّأَ مِثْلَ وُضُوئِي هَذَا غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ ‏"‏ ‏.‏ وَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏"‏ وَلاَ تَغْتَرُّوا ‏"‏ ‏.‏ حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْحَمِيدِ بْنُ حَبِيبٍ، حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، حَدَّثَنِي يَحْيَى، حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنِي عِيسَى بْنُ طَلْحَةَ، حَدَّثَنِي حُمْرَانُ، عَنْ عُثْمَانَ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ نَحْوَهُ ‏.‏

Bize Abdurrahman b. İbrahim anlattı; bize Velîd b. Müslim anlattı; bize Evzâî anlattı; bize Yahyâ b. Ebî Kesîr anlattı; bana Muhammed b. İbrahim anlattı; bana Şakîk b. Seleme anlattı; bana Osman b. Affân'ın azatlısı Humrân anlattı; dedi ki: Osman b. Affân'ı, (Mescid'in yanındaki) oturma yerlerinde otururken gördüm. Abdest suyu istedi ve abdest aldı. Sonra dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i benim şu oturduğum yerde gördüm; şu abdestim gibi abdest aldı, sonra şöyle buyurdu: 'Kim benim şu abdestim gibi abdest alırsa, geçmiş günahları bağışlanır.'" Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem (devamla) şöyle buyurdu: "Sakın aldanmayın!" Bize Hişâm b. Ammâr anlattı; bize Abdülhamîd b. Habîb anlattı; bize Evzâî anlattı; bana Yahyâ anlattı; bana Muhammed b. İbrahim anlattı; bana Îsâ b. Talha anlattı; bana Humrân anlattı; Osman'dan; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den; (bu hadisin) benzerini (rivayet etti).

286. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، وَأَبِي، عَنِ الأَعْمَشِ، ح وَحَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ مَنْصُورٍ، وَحُصَيْنٍ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ حُذَيْفَةَ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِذَا قَامَ مِنَ اللَّيْلِ يَتَهَجَّدُ يَشُوصُ فَاهُ بِالسِّوَاكِ ‏.‏

Bize Muhammed b. Abdullah b. Nümeyr anlattı; bize Ebû Muâviye ve babam anlattı; A'meş'ten. (H) Ve bize Ali b. Muhammed anlattı; bize Vekî' anlattı; Süfyân'dan; Mansûr ve Husayn'dan; Ebû Vâil'den; Huzeyfe'den; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem geceleyin teheccüd kılmak için kalktığı zaman ağzını misvakla ovardı.

287. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، وَعَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي سَعِيدٍ الْمَقْبُرِيِّ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ لَوْلاَ أَنْ أَشُقَّ عَلَى أُمَّتِي لأَمَرْتُهُمْ بِالسِّوَاكِ عِنْدَ كُلِّ صَلاَةٍ ‏"‏ ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe anlattı; bize Ebû Üsâme ve Abdullah b. Nümeyr anlattı; Ubeydullah b. Ömer'den; Saîd b. Ebî Saîd el-Makbûrî'den; Ebû Hureyre'den; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Eğer ümmetime zorluk verecek (korkusu) olmasaydı, onlara her namaz vaktinde misvak kullanmalarını emrederdim."

288. Hadis

حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ وَكِيعٍ، حَدَّثَنَا عَثَّامُ بْنُ عَلِيٍّ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ حَبِيبِ بْنِ أَبِي ثَابِتٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُصَلِّي بِاللَّيْلِ رَكْعَتَيْنِ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ يَنْصَرِفُ فَيَسْتَاكُ ‏.‏

Bize Süfyân b. Vekî' anlattı; bize Assâm b. Alî anlattı; A'meş'ten; Habîb b. Ebî Sâbit'ten; Saîd b. Cübeyr'den; İbn Abbâs'tan; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem geceleyin ikişer ikişer rekat namaz kılar, sonra (namazdan) ayrılınca misvak kullanırdı.

289. Hadis

حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ شُعَيْبٍ، حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي الْعَاتِكَةِ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ يَزِيدَ، عَنِ الْقَاسِمِ، عَنْ أَبِي أُمَامَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ تَسَوَّكُوا فَإِنَّ السِّوَاكَ مَطْهَرَةٌ لِلْفَمِ مَرْضَاةٌ لِلرَّبِّ وَمَا جَاءَنِي جِبْرِيلُ إِلاَّ أَوْصَانِي بِالسِّوَاكِ حَتَّى لَقَدْ خَشِيتُ أَنْ يُفْرَضَ عَلَىَّ وَعَلَى أُمَّتِي وَلَوْلاَ أَنِّي أَخَافُ أَنْ أَشُقَّ عَلَى أُمَّتِي لَفَرَضْتُهُ لَهُمْ وَإِنِّي لأَسْتَاكُ حَتَّى لَقَدْ خَشِيتُ أَنْ أُحْفِيَ مَقَادِمَ فَمِي ‏"‏ ‏.‏

Bize Hişâm b. Ammâr anlattı; bize Muhammed b. Şuayb anlattı; bize Osman b. Ebi'l-Âtike anlattı; Ali b. Yezîd'den; Kâsım'dan; Ebû Ümâme'den; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Misvak kullanınız. Çünkü misvak ağız için bir temizlik, Rab için bir hoşnutluktur. Cebrail bana her geldiğinde mutlaka misvak kullanmayı tavsiye etti. Öyle ki, bana ve ümmetime farz kılınacağından endişe ettim. Eğer ümmetime zorluk vermekten korkmasaydım, onu kendilerine farz kılardım. Ben misvakı öyle çok kullanıyorum ki, dudaklarımın ön kısımlarının aşınmasından (veya diş etlerimin çekilmesinden) korktum."

290. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا شَرِيكٌ، عَنِ الْمِقْدَامِ بْنِ شُرَيْحِ بْنِ هَانِئٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَ قُلْتُ أَخْبِرِينِي بِأَىِّ، شَىْءٍ كَانَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَبْدَأُ إِذَا دَخَلَ عَلَيْكِ قَالَتْ كَانَ إِذَا دَخَلَ يَبْدَأُ بِالسِّوَاكِ ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe anlattı; bize Şerîk anlattı; Mikdâm b. Şurayh b. Hâni'den; babasından; Âişe'den; dedi ki: (Ona): "Bana haber ver, Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem yanına girdiği zaman hangi işle başlardı?" dedim. Dedi ki: "Girdiği zaman (ilk olarak) misvak kullanmakla başlardı."

291. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الْعَزِيزِ، حَدَّثَنَا مُسْلِمُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا بَحْرُ بْنُ كَنِيزٍ، عَنْ عُثْمَانَ بْنِ سَاجٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ، قَالَ إِنَّ أَفْوَاهَكُمْ طُرُقٌ لِلْقُرْآنِ فَطَيِّبُوهَا بِالسِّوَاكِ ‏.‏

Bize Muhammed b. Abdülazîz anlattı; bize Müslim b. İbrahim anlattı; bize Bahr b. Kenîz anlattı; Osman b. Sâc'dan; Saîd b. Cübeyr'den; Ali b. Ebî Tâlib'den; dedi ki: "Muhakkak ki ağızlarınız Kur'an yollarıdır. Onları misvakla hoş (temiz) tutunuz."

292. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ الْفِطْرَةُ خَمْسٌ - أَوْ خَمْسٌ مِنَ الْفِطْرَةِ - الْخِتَانُ وَالاِسْتِحْدَادُ وَتَقْلِيمُ الأَظْفَارِ وَنَتْفُ الإِبِطِ وَقَصُّ الشَّارِبِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe anlattı; bize Süfyân b. Uyeyne anlattı; Zührî'den; Saîd b. el-Müseyyeb'den; Ebû Hureyre'den; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Fıtrat beştir -yahut beş şey fıtrattandır-: Sünnet olmak, etek tıraşı olmak, tırnakları kesmek, koltuk altı kıllarını yolmak ve bıyıkları kısaltmak."

293. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا زَكَرِيَّا بْنُ أَبِي زَائِدَةَ، عَنْ مُصْعَبِ بْنِ شَيْبَةَ، عَنْ طَلْقِ بْنِ حَبِيبٍ، عَنِ ابْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ عَشْرٌ مِنَ الْفِطْرَةِ قَصُّ الشَّارِبِ وَإِعْفَاءُ اللِّحْيَةِ وَالسِّوَاكُ وَالاِسْتِنْشَاقُ بِالْمَاءِ وَقَصُّ الأَظْفَارِ وَغَسْلُ الْبَرَاجِمِ وَنَتْفُ الإِبِطِ وَحَلْقُ الْعَانَةِ وَانْتِقَاصُ الْمَاءِ ‏"‏ ‏.‏ يَعْنِي الاِسْتِنْجَاءَ ‏.‏ قَالَ زَكَرِيَّا قَالَ مُصْعَبٌ وَنَسِيتُ الْعَاشِرَةَ إِلاَّ أَنْ تَكُونَ الْمَضْمَضَةَ ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe anlattı; bize Vekî' anlattı; bize Zekeriyyâ b. Ebî Zâide anlattı; Mus'ab b. Şeybe'den; Talk b. Habîb'den; İbnü'z-Zübeyr'den; Âişe'den; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "On şey fıtrattandır: Bıyığı kısaltmak, sakalı uzatmak (veya salıvermek), misvak kullanmak, burna su çekmek, tırnakları kesmek, parmak boğumlarını (veya kıvrımlarını) yıkamak, koltuk altı kıllarını yolmak, etek tıraşı olmak ve su ile taharetlenmek (İntikâs'ul-mâ')." -Yani istincâ.- Zekeriyyâ dedi ki: Mus'ab: "Onuncuyu unuttum; meğerki o da (ağıza su vermek olan) mazmaza olsun" dedi.

294. Hadis

حَدَّثَنَا سَهْلُ بْنُ أَبِي سَهْلٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ زَيْدٍ، عَنْ سَلَمَةَ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ عَمَّارِ بْنِ يَاسِرٍ، عَنْ عَمَّارِ بْنِ يَاسِرٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ مِنَ الْفِطْرَةِ الْمَضْمَضَةُ وَالاِسْتِنْشَاقُ وَالسِّوَاكُ وَقَصُّ الشَّارِبِ وَتَقْلِيمُ الأَظْفَارِ وَنَتْفُ الإِبِطِ وَالاِسْتِحْدَادُ وَغَسْلُ الْبَرَاجِمِ وَالاِنْتِضَاحُ وَالاِخْتِتَانُ ‏"‏ ‏.‏ حَدَّثَنَا جَعْفَرُ بْنُ أَحْمَدَ بْنِ عُمَرَ، حَدَّثَنَا عَفَّانُ بْنُ مُسْلِمٍ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ زَيْدٍ، مِثْلَهُ ‏.‏

Bize Sehl b. Ebî Sehl ve Muhammed b. Yahyâ anlattılar; dediler ki: Bize Ebu'l-Velîd anlattı; bize Hammâd anlattı; Ali b. Zeyd'den; Seleme b. Muhammed b. Ammâr b. Yâsir'den; Ammâr b. Yâsir'den; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Şunlar fıtrattandır: Ağıza su vermek, burna su çekmek, misvak kullanmak, bıyığı kısaltmak, tırnakları kesmek, koltuk altı kıllarını yolmak, etek tıraşı olmak, parmak boğumlarını yıkamak, (abdestten sonra iç çamaşırına) su serpmek (İntidâh) ve sünnet olmak." Bize Ca'fer b. Ahmed b. Ömer anlattı; bize Affân b. Müslim anlattı; bize Hammâd b. Seleme anlattı; Ali b. Zeyd'den; bunun benzerini (rivayet etti).

295. Hadis

حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ هِلاَلٍ الصَّوَّافُ، حَدَّثَنَا جَعْفَرُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ أَبِي عِمْرَانَ الْجَوْنِيِّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ وُقِّتَ لَنَا فِي قَصِّ الشَّارِبِ وَحَلْقِ الْعَانَةِ وَنَتْفِ الإِبْطِ وَتَقْلِيمِ الأَظْفَارِ أَنْ لاَ نَتْرُكَ أَكْثَرَ مِنْ أَرْبَعِينَ لَيْلَةً ‏.‏

Bize Bişr b. Hilâl es-Savvâf anlattı; bize Ca'fer b. Süleyman anlattı; Ebû İmrân el-Cevnî'den; Enes b. Mâlik'ten; dedi ki: "Bıyığı kısaltmak, etek tıraşı olmak, koltuk altı kıllarını yolmak ve tırnakları kesmek hususunda bize; bunları kırk günden fazla bırakmamamız (şeklinde) vakit tayin edildi."

296. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، وَعَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، قَالاَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنِ النَّضْرِ بْنِ أَنَسٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَرْقَمَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ إِنَّ هَذِهِ الْحُشُوشَ مُحْتَضَرَةٌ فَإِذَا دَخَلَ أَحَدُكُمْ فَلْيَقُلِ اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْخُبُثِ وَالْخَبَائِثِ ‏"‏ ‏.‏ حَدَّثَنَا جَمِيلُ بْنُ الْحَسَنِ الْعَتَكِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ أَبِي عَرُوبَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، ح وَحَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ إِسْحَاقَ، حَدَّثَنَا عَبْدَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا سَعِيدٌ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنِ الْقَاسِمِ بْنِ عَوْفٍ الشَّيْبَانِيِّ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَرْقَمَ، ‏.‏ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ قَالَ فَذَكَرَ الْحَدِيثَ ‏.‏

Bize Muhammed b. Beşşâr anlattı; bize Muhammed b. Ca'fer ve Abdurrahman b. Mehdî anlattı; dediler ki: Bize Şu'be anlattı; Katâde'den; Nadr b. Enes'ten; Zeyd b. Arkam'dan; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Muhakkak ki bu hela yerleri (cin ve şeytanların) hazır bulunduğu yerlerdir. Sizden biriniz (helaya) girdiği zaman şöyle desin: Allahümme innî eûzu bike mine'l-hubusi ve'l-habâis (Allah'ım! Pislikten ve pis şeylerden -veya erkek ve dişi şeytanlardan- sana sığınırım)." Bize Cemîl b. el-Hasan el-Atekî anlattı; bize Abdüla'lâ b. Abdüla'lâ anlattı; bize Saîd b. Ebî Arûbe anlattı; Katâde'den. (H) Ve bize Hârûn b. İshak anlattı; bize Abde anlattı; dedi ki: Bize Saîd anlattı; Katâde'den; Kâsım b. Avf eş-Şeybânî'den; Zeyd b. Arkam'dan; Resûlullah'ın (şöyle buyurduğunu rivayet etti); hadisi zikretti.

297. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ حُمَيْدٍ، حَدَّثَنَا الْحَكَمُ بْنُ بَشِيرِ بْنِ سَلْمَانَ، حَدَّثَنَا خَلاَّدٌ الصَّفَّارُ، عَنِ الْحَكَمِ النَّصْرِيِّ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ أَبِي جُحَيْفَةَ، عَنْ عَلِيٍّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ سِتْرُ مَا بَيْنَ الْجِنِّ وَعَوْرَاتِ بَنِي آدَمَ إِذَا دَخَلَ الْكَنِيفَ أَنْ يَقُولَ بِسْمِ اللَّهِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. Humeyd anlattı; bize Hakem b. Beşîr b. Selmân anlattı; bize Hallâd es-Saffâr anlattı; Hakem en-Nasrî'den; Ebû İshak'tan; Ebû Cuhayfe'den; Ali'den; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Ademoğulları helaya girdiği zaman onların avret yerleri ile cinlerin (gözleri) arasındaki perde, kişinin 'Bismillah' demesidir."

298. Hadis

حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ ابْنُ عُلَيَّةَ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ صُهَيْبٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِذَا دَخَلَ الْخَلاَءَ قَالَ ‏ "‏ أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الْخُبُثِ وَالْخَبَائِثِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Amr b. Râfi' anlattı; bize İsmail İbn Uleyye anlattı; Abdülazîz b. Suhayb'den; Enes b. Mâlik'ten; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem helaya girdiği zaman şöyle derdi: "(Allah'ım!) Pislikten ve pis şeylerden (erkek ve dişi şeytanlardan) Allah'a sığınırım."

299. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي مَرْيَمَ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ زَحْرٍ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ يَزِيدَ، عَنِ الْقَاسِمِ، عَنْ أَبِي أُمَامَةَ، ‏.‏ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ لاَ يَعْجِزْ أَحَدُكُمْ إِذَا دَخَلَ مِرْفَقَهُ أَنْ يَقُولَ اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الرِّجْسِ النَّجَسِ الْخَبِيثِ الْمُخْبِثِ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو الْحَسَنِ وَحَدَّثَنَا أَبُو حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي مَرْيَمَ، فَذَكَرَ نَحْوَهُ وَلَمْ يَقُلْ فِي حَدِيثِهِ مِنَ الرِّجْسِ النَّجَسِ إِنَّمَا قَالَ مِنَ الْخَبِيثِ الْمُخْبِثِ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ ‏.‏

Bize Muhammed b. Yahyâ anlattı; bize İbn Ebî Meryem anlattı; bize Yahyâ b. Eyyûb anlattı; Ubeydullah b. Zahr'dan; Ali b. Yezîd'den; Kâsım'dan; Ebû Ümâme'den; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Sizden biriniz helasına girdiği zaman: 'Allahümme innî eûzu bike mine'r-ricsi'n-necesi'l-habîsi'l-muhbisi'ş-şeytâni'r-racîm (Allah'ım! Pis, murdar, habîs, ifsâd edici, kovulmuş şeytandan sana sığınırım)' demekten aciz olmasın." Ebu'l-Hasan dedi ki: Bize Ebû Hâtim anlattı; bize İbn Ebî Meryem anlattı; böylece benzerini zikretti. Ancak hadisinde 'mine'r-ricsi'n-necesi' demedi; 'mine'l-habîsi'l-muhbisi'ş-şeytâni'r-racîm' dedi.

300. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَبِي بُكَيْرٍ، حَدَّثَنَا إِسْرَائِيلُ، حَدَّثَنَا يُوسُفُ بْنُ أَبِي بُرْدَةَ، سَمِعْتُ أَبِي يَقُولُ، دَخَلْتُ عَلَى عَائِشَةَ فَسَمِعْتُهَا تَقُولُ، كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِذَا خَرَجَ مِنَ الْغَائِطِ قَالَ ‏ "‏ غُفْرَانَكَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو الْحَسَنِ بْنُ سَلَمَةَ وَأَخْبَرَنَا أَبُو حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا أَبُو غَسَّانَ النَّهْدِيُّ، حَدَّثَنَا إِسْرَائِيلُ، نَحْوَهُ ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe anlattı; bize Yahyâ b. Ebî Bükeyr anlattı; bize İsrâil anlattı; bize Yûsuf b. Ebî Bürde anlattı; babamı şöyle derken işittim: Âişe'nin yanına girdim ve onu şöyle derken işittim: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem heladan çıktığı zaman şöyle derdi: "Gufrâneke (Affını dilerim)." Ebu'l-Hasan b. Seleme dedi ki: Bize Ebû Hâtim haber verdi; bize Ebû Gassân en-Nehdî anlattı; bize İsrâil anlattı; bunun benzerini (rivayet etti).

301. Hadis

حَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ إِسْحَاقَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ الْمُحَارِبِيُّ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ مُسْلِمٍ، عَنِ الْحَسَنِ، وَقَتَادَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِذَا خَرَجَ مِنَ الْخَلاَءِ قَالَ ‏ "‏ الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي أَذْهَبَ عَنِّي الأَذَى وَعَافَانِي ‏"‏ ‏.‏

Bize Harun b. İshak anlattı. (Dedi ki): Bize Abdurrahman el-Muhâribî, İsmail b. Müslim'den, (o) Hasan ve Katâde'den, (onlar da) Enes b. Mâlik'ten naklen anlattı. (Enes) dedi ki: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem heladan çıktığı zaman şöyle derdi: "Benden sıkıntıyı gideren ve bana afiyet veren Allah'a hamdolsun."

302. Hadis

حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ زَكَرِيَّا بْنِ أَبِي زَائِدَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ خَالِدِ بْنِ سَلَمَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ الْبَهِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يَذْكُرُ اللَّهَ عَلَى كُلِّ أَحْيَانِهِ ‏.‏

Bize Süveyd b. Saîd anlattı. (Dedi ki): Bize Yahya b. Zekeriyyâ b. Ebî Zâide, babasından, (o) Hâlid b. Seleme'den, (o) Abdullah el-Behî'den, (o) Urve'den, (o da) Âişe'den naklen anlattı. (Âişe) dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem Allah'ı her anında zikrederdi.

303. Hadis

حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ الْجَهْضَمِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ الْحَنَفِيُّ، حَدَّثَنَا هَمَّامُ بْنُ يَحْيَى، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ إِذَا دَخَلَ الْخَلاَءَ وَضَعَ خَاتَمَهُ ‏.‏

Bize Nasr b. Ali el-Cahdamî anlattı. (Dedi ki): Bize Ebu Bekr el-Hanefî anlattı. (Dedi ki): Bize Hemmam b. Yahya, İbn Cüreyc'den, (o) Zührî'den, (o da) Enes b. Mâlik'ten naklen anlattı. (Şöyle dedi): Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem helaya girdiği zaman yüzüğünü çıkarırdı.

304. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَنْبَأَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ أَشْعَثَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُغَفَّلٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ لاَ يَبُولَنَّ أَحَدُكُمْ فِي مُسْتَحَمِّهِ فَإِنَّ عَامَّةَ الْوَسْوَاسِ مِنْهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو عَبْدِ اللَّهِ بْنُ مَاجَهْ سَمِعْتُ عَلِيَّ بْنَ مُحَمَّدٍ الطَّنَافِسِيَّ يَقُولُ إِنَّمَا هَذَا فِي الْحَفِيرَةِ فَأَمَّا الْيَوْمَ فَلاَ ‏.‏ فَمُغْتَسَلاَتُهُمُ الْجَصُّ وَالصَّارُوجُ وَالْقِيرُ فَإِذَا بَالَ فَأَرْسَلَ عَلَيْهِ الْمَاءَ لاَ بَأْسَ بِهِ ‏.‏

Bize Muhammed b. Yahya anlattı. (Dedi ki): Bize Abdurrezzâk anlattı. (Dedi ki): Bize Ma'mer, Eş'as b. Abdullah'tan, (o) Hasan'dan, (o da) Abdullah b. Muğaffel'den haber verdi. (Abdullah) dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Sizden hiç kimse yıkandığı yere (banyosuna) idrar yapmasın. Çünkü vesvesenin çoğu ondan (ileri gelir)." Ebu Abdullah İbn Mâce dedi ki: Ali b. Muhammed et-Tanâfisî'yi şöyle derken işittim: "Bu ancak (zemini toprak olan) çukur (banyolar) içindir. Bugüne gelince; onların yıkanma yerleri alçı, kireç ve ziftten (yapılmış)dır. İdrar yapıp üzerine su dökerse, bunda bir sakınca yoktur."

305. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا شَرِيكٌ، وَهُشَيْمٌ، وَوَكِيعٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ حُذَيْفَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَتَى سُبَاطَةَ قَوْمٍ فَبَالَ عَلَيْهَا قَائِمًا ‏.‏

Bize Ebu Bekr b. Ebî Şeybe anlattı. (Dedi ki): Bize Şerîk, Hüşeym ve Vekî', A'meş'ten, (o) Ebu Vâil'den, (o da) Huzeyfe'den naklen anlattı. (Huzeyfe dedi ki): Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bir kavmin süprüntülüğüne geldi ve oraya ayakta idrar yaptı.

306. Hadis

حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَاصِمٍ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنِ الْمُغِيرَةِ بْنِ شُعْبَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَتَى سُبَاطَةَ قَوْمٍ فَبَالَ قَائِمًا ‏.‏ قَالَ شُعْبَةُ قَالَ عَاصِمٌ يَوْمَئِذٍ وَهَذَا الأَعْمَشُ يَرْوِيهِ عَنْ أَبِي وَائِلٍ عَنْ حُذَيْفَةَ وَمَا حَفِظَهُ ‏.‏ فَسَأَلْتُ عَنْهُ مَنْصُورًا فَحَدَّثَنِيهِ عَنْ أَبِي وَائِلٍ عَنْ حُذَيْفَةَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَتَى سُبَاطَةَ قَوْمٍ فَبَالَ قَائِمًا ‏.‏

Bize İshak b. Mansûr anlattı. (Dedi ki): Bize Ebu Dâvud anlattı. (Dedi ki): Bize Şu'be, Âsım'dan, (o) Ebu Vâil'den, (o da) Muğîre b. Şu'be'den naklen anlattı. (Muğîre dedi ki): Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bir kavmin süprüntülüğüne geldi ve ayakta idrar yaptı. Şu'be dedi ki: Âsım o gün şöyle dedi: "Bu A'meş (ise) bunu Ebu Vâil'den, (o da) Huzeyfe'den naklen rivayet ediyor; fakat (bence) onu (doğru) ezberleyemedi." Bunun üzerine ben Mansûr'a bunu sordum. O da bana bunu Ebu Vâil'den, (o da) Huzeyfe'den naklen şöyle anlattı: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bir kavmin süprüntülüğüne geldi ve ayakta idrar yaptı."

307. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَسُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، وَإِسْمَاعِيلُ بْنُ مُوسَى السُّدِّيُّ، قَالُوا حَدَّثَنَا شَرِيكٌ، عَنِ الْمِقْدَامِ بْنِ شُرَيْحِ بْنِ هَانِئٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ مَنْ حَدَّثَكَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بَالَ قَائِمًا فَلاَ تُصَدِّقْهُ أَنَا رَأَيْتُهُ يَبُولُ قَاعِدًا ‏.‏

Bize Ebu Bekr b. Ebî Şeybe, Süveyd b. Saîd ve İsmail b. Musa es-Süddî anlattılar. (Dediler ki): Bize Şerîk, Mikdâm b. Şurayh b. Hâni'den, (o) babasından, (o da) Âişe'den naklen anlattı. (Âişe) şöyle dedi: "Kim sana Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in ayakta idrar yaptığını söylerse onu doğrulama. Ben onun oturarak idrar yaptığına şahidim (gördüm)."

308. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، عَنْ عَبْدِ الْكَرِيمِ بْنِ أَبِي أُمَيَّةَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنْ عُمَرَ، قَالَ رَآنِي رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَأَنَا أَبُولُ قَائِمًا فَقَالَ ‏ "‏ يَا عُمَرُ لاَ تَبُلْ قَائِمًا ‏"‏ ‏.‏ فَمَا بُلْتُ قَائِمًا بَعْدُ ‏.‏

Bize Muhammed b. Yahya anlattı. (Dedi ki): Bize Abdurrezzâk anlattı. (Dedi ki): Bize İbn Cüreyc, Abdulkerim b. Ebî Ümeyye'den, (o) Nâfi'den, (o) İbn Ömer'den, (o da) Ömer'den naklen anlattı. (Ömer) dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem beni ayakta idrar yaparken gördü ve: "Ey Ömer! Ayakta idrar yapma." buyurdu. Ondan sonra bir daha ayakta idrar yapmadım.

309. Hadis

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ الْفَضْلِ، حَدَّثَنَا أَبُو عَامِرٍ، حَدَّثَنَا عَدِيُّ بْنُ الْفَضْلِ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ الْحَكَمِ، عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنْ يَبُولَ قَائِمًا ‏.‏ سَمِعْتُ مُحَمَّدَ بْنَ يَزِيدَ أَبَا عَبْدِ اللَّهِ يَقُولُ سَمِعْتُ أَحْمَدَ بْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْمَخْزُومِيَّ يَقُولُ قَالَ سُفْيَانُ الثَّوْرِيُّ - فِي حَدِيثِ عَائِشَةَ أَنَا رَأَيْتُهُ يَبُولُ قَاعِدًا - قَالَ الرَّجُلُ أَعْلَمُ بِهَذَا مِنْهَا ‏.‏ قَالَ أَحْمَدُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ كَانَ مِنْ شَأْنِ الْعَرَبِ الْبَوْلُ قَائِمًا أَلاَ تَرَاهُ فِي حَدِيثِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ ابْنِ حَسَنَةَ يَقُولُ قَعَدَ يَبُولُ كَمَا تَبُولُ الْمَرْأَةُ ‏.‏

Bize Yahya b. el-Fadl anlattı. (Dedi ki): Bize Ebu Âmir anlattı. (Dedi ki): Bize Adiy b. el-Fadl, Ali b. Hakem'den, (o) Ebu Nadra'dan, (o da) Câbir b. Abdullah'tan naklen anlattı. (Câbir) dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ayakta idrar yapmayı yasakladı. Muhammed b. Yezid Ebu Abdullah'ı (İbn Mâce'yi) şöyle derken işittim: Ahmed b. Abdurrahman el-Mahzûmî'yi şöyle derken işittim: Süfyan es-Sevrî -Âişe'nin 'Ben onu oturarak idrar yaparken gördüm' hadisi hakkında- dedi ki: "Erkek(ler) bu konuda ondan (Âişe'den) daha bilgedir." Ahmed b. Abdurrahman (şöyle) dedi: "Ayakta idrar yapmak Arapların adetindendi. Abdurrahman b. Hasene hadisinde (onun) 'Kadının idrar yaptığı gibi oturarak idrar yapıyor' dediğini görmüyor musun?"

310. Hadis

حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْحَمِيدِ بْنُ حَبِيبِ بْنِ أَبِي الْعِشْرِينَ، حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أَبِي قَتَادَةَ، أَخْبَرَنِي أَبِي أَنَّهُ، سَمِعَ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ ‏ "‏ إِذَا بَالَ أَحَدُكُمْ فَلاَ يَمَسَّ ذَكَرَهُ بِيَمِينِهِ وَلاَ يَسْتَنْجِ بِيَمِينِهِ ‏"‏ ‏.‏ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، بِإِسْنَادِهِ نَحْوَهُ ‏.‏

Bize Hişâm b. Ammâr anlattı. (Dedi ki): Bize Abdulhamid b. Habib b. Ebî'l-Işrîn anlattı. (Dedi ki): Bize Evzâî, Yahya b. Ebî Kesîr'den naklen anlattı. (Dedi ki): Bana Abdullah b. Ebî Katâde anlattı. (Dedi ki): Bana babam haber verdi ki; o, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken işitmiştir: "Sizden biri idrar yaptığı zaman uzvuna sağ (eli) ile dokunmasın ve sağ (eli) ile istinca etmesin (taharetlenmesin)." Bize Abdurrahman b. İbrahim anlattı. (Dedi ki): Bize Velid b. Müslim anlattı. (Dedi ki): Bize Evzâî, isnadıyla bunun benzerini anlattı.

311. Hadis

حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا الصَّلْتُ بْنُ دِينَارٍ، عَنْ عُقْبَةَ بْنِ صُهْبَانَ، قَالَ سَمِعْتُ عُثْمَانَ بْنَ عَفَّانَ، يَقُولُ مَا تَغَنَّيْتُ وَلاَ تَمَنَّيْتُ وَلاَ مَسِسْتُ ذَكَرِي بِيَمِينِي مُنْذُ بَايَعْتُ بِهَا رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏.‏

Bize Ali b. Muhammed anlattı. (Dedi ki): Bize Vekî' anlattı. (Dedi ki): Bize Salt b. Dinar, Ukbe b. Suhban'dan naklen anlattı. (Ukbe) dedi ki: Osman b. Affan'ı şöyle derken işittim: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e onunla (sağ elimle) biat ettiğimden beri ne şarkı söyledim, ne (batıl) temennide bulundum, ne de uzvuma sağ elimle dokundum."

312. Hadis

حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ حُمَيْدِ بْنِ كَاسِبٍ، حَدَّثَنَا الْمُغِيرَةُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، وَعَبْدُ اللَّهِ بْنُ رَجَاءٍ الْمَكِّيُّ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَجْلاَنَ، عَنِ الْقَعْقَاعِ بْنِ حَكِيمٍ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ إِذَا اسْتَطَابَ أَحَدُكُمْ فَلاَ يَسْتَطِبْ بِيَمِينِهِ لِيَسْتَنْجِ بِشِمَالِهِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Yakub b. Humeyd b. Kâsib anlattı. (Dedi ki): Bize Muğîre b. Abdurrahman ve Abdullah b. Recâ el-Mekkî, Muhammed b. Aclân'dan, (o) Ka'kâ' b. Hakim'den, (o) Ebu Salih'ten, (o da) Ebu Hureyre'den naklen anlattı. (Ebu Hureyre) dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Sizden biri temizleneceği zaman sağ (eli) ile temizlenmesin; sol (eli) ile istinca etsin."

313. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، أَنْبَأَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ ابْنِ عَجْلاَنَ، عَنِ الْقَعْقَاعِ بْنِ حَكِيمٍ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ إِنَّمَا أَنَا لَكُمْ مِثْلُ الْوَالِدِ لِوَلَدِهِ أُعَلِّمُكُمْ إِذَا أَتَيْتُمُ الْغَائِطَ فَلاَ تَسْتَقْبِلُوا الْقِبْلَةَ وَلاَ تَسْتَدْبِرُوهَا ‏"‏ ‏.‏ وَأَمَرَ بِثَلاَثَةِ أَحْجَارٍ وَنَهَى عَنِ الرَّوْثِ وَالرِّمَّةِ وَنَهَى أَنْ يَسْتَطِيبَ الرَّجُلُ بِيَمِينِهِ ‏.‏

Bize Muhammed b. Sabbâh anlattı. (Dedi ki): Bize Süfyan b. Uyeyne, İbn Aclân'dan, (o) Ka'kâ' b. Hakim'den, (o) Ebu Salih'ten, (o da) Ebu Hureyre'den haber verdi. (Ebu Hureyre) dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Ben sizin için, çocuğuna (öğreten) baba gibiyim; size öğretiyorum: Tuvalete geldiğiniz zaman kıbleye dönmeyin ve ona arkanızı da dönmeyin." (Ravi dedi ki: Resûlullah) üç taş ile (temizlenmeyi) emretti; tezek ve kemikten nehyetti ve kişinin sağ eliyle temizlenmesini yasakladı.

314. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ خَلاَّدٍ الْبَاهِلِيُّ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ الْقَطَّانُ، عَنْ زُهَيْرٍ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، - قَالَ لَيْسَ أَبُو عُبَيْدَةَ ذَكَرَهُ وَلَكِنْ عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ الأَسْوَدِ - عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَتَى الْخَلاَءَ فَقَالَ ‏"‏ ائْتِنِي بِثَلاَثَةِ أَحْجَارٍ ‏"‏ ‏.‏ فَأَتَيْتُهُ بِحَجَرَيْنِ وَرَوْثَةٍ فَأَخَذَ الْحَجَرَيْنِ وَأَلْقَى الرَّوْثَةَ وَقَالَ ‏"‏ هِيَ رِجْسٌ ‏"‏ ‏.‏

Bize Ebu Bekr b. Hallâd el-Bâhilî anlattı. (Dedi ki): Bize Yahya b. Saîd el-Kattân, Züheyr'den, (o) Ebu İshak'tan naklen anlattı. -(Züheyr) dedi ki: (Bunu) Ebu Ubeyde zikretmedi; lakin Abdurrahman b. el-Esved, el-Esved'den, (o da) Abdullah b. Mesud'dan nakletti ki:- Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem helaya geldi ve: "Bana üç taş getir" buyurdu. Ben de ona iki taş ve bir tezek getirdim. İki taşı aldı, tezeği attı ve: "O pistir (rics)" buyurdu.

315. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، أَنْبَأَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، ح وَحَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، جَمِيعًا عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِي خُزَيْمَةَ، عَنْ عُمَارَةَ بْنِ خُزَيْمَةَ، عَنْ خُزَيْمَةَ بْنِ ثَابِتٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ فِي الاِسْتِنْجَاءِ ثَلاَثَةُ أَحْجَارٍ لَيْسَ فِيهَا رَجِيعٌ ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. Sabbâh anlattı. (Dedi ki): Bize Süfyan b. Uyeyne haber verdi. (H) Bize Ali b. Muhammed de anlattı. (Dedi ki): Bize Vekî' anlattı. (Her ikisi de) Hişâm b. Urve'den, (o) Ebu Huzeyme'den, (o) Umâre b. Huzeyme'den, (o da) Huzeyme b. Sâbit'ten naklen anlattı. (Huzeyme) dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "İstinca (temizlenmek) hususunda, içlerinde tezek bulunmayan üç taş vardır (kullanılır)."

316. Hadis

حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ مَنْصُورٍ، وَالأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ يَزِيدَ، عَنْ سَلْمَانَ، قَالَ قَالَ لَهُ بَعْضُ الْمُشْرِكِينَ وَهُمْ يَسْتَهْزِئُونَ بِهِ إِنِّي أَرَى صَاحِبَكُمْ يُعَلِّمُكُمْ كُلَّ شَىْءٍ حَتَّى الْخِرَاءَةِ ‏.‏ قَالَ أَجَلْ أَمَرَنَا أَنْ لاَ نَسْتَقْبِلَ الْقِبْلَةَ وَأَنْ لاَ نَسْتَنْجِيَ بِأَيْمَانِنَا وَلاَ نَكْتَفِيَ بِدُونِ ثَلاَثَةِ أَحْجَارٍ لَيْسَ فِيهَا رَجِيعٌ وَلاَ عَظْمٌ ‏.‏

Bize Ali b. Muhammed anlattı. (Dedi ki): Bize Vekî', A'meş'ten anlattı. (H) Bize Muhammed b. Beşşâr da anlattı. (Dedi ki): Bize Abdurrahman anlattı. (Dedi ki): Bize Süfyan, Mansûr ve A'meş'ten, (onlar) İbrahim'den, (o) Abdurrahman b. Yezid'den, (o da) Selmân'dan naklen anlattı. (Selmân) dedi ki: Müşriklerden biri, alay ederek ona şöyle dedi: "Görüyorum ki arkadaşınız (Peygamberiniz) size her şeyi, kazâyı haceti (tuvalet adabını) bile öğretiyor." (Selmân) dedi ki: "Evet! (Resûlullah) bize kıbleye karşı durmamamızı, sağ elimizle istinca etmememizi (temizlenmememizi) ve içlerinde tezek ve kemik bulunmayan üç taştan azıyla yetinmememizi emretti."

317. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ الْمِصْرِيُّ، أَنْبَأَنَا اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي حَبِيبٍ، أَنَّهُ سَمِعَ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ الْحَارِثِ بْنِ جَزْءٍ الزُّبَيْدِيَّ، يَقُولُ أَنَا أَوَّلُ، مَنْ سَمِعَ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ ‏ "‏ لاَ يَبُولَنَّ أَحَدُكُمْ مُسْتَقْبِلَ الْقِبْلَةِ ‏"‏ ‏.‏ وَأَنَا أَوَّلُ مَنْ حَدَّثَ النَّاسَ بِذَلِكَ ‏.‏

Bize Muhammed b. Rumh el-Mısrî anlattı. (Dedi ki): Bize Leys b. Sa'd, Yezid b. Ebî Habib'den haber verdi. O, Abdullah b. el-Hâris b. Cez' ez-Zübeydî'yi şöyle derken işitmiş: Ben, Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'i: "Sizden hiç kimse sakın kıbleye dönerek idrar yapmasın" buyururken işiten ilk kişiyim. Ve bunu insanlara ilk anlatan kişi de benim.

318. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو الطَّاهِرِ، أَحْمَدُ بْنُ عَمْرِو بْنِ السَّرْحِ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَزِيدَ، أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا أَيُّوبَ الأَنْصَارِيَّ، يَقُولُ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنْ يَسْتَقْبِلَ الَّذِي يَذْهَبُ إِلَى الْغَائِطِ الْقِبْلَةَ وَقَالَ ‏ "‏ شَرِّقُوا أَوْ غَرِّبُوا ‏"‏ ‏.‏

Bize Ebu't-Tâhir Ahmed b. Amr b. es-Serh anlattı. (Dedi ki): Bize Abdullah b. Vehb haber verdi. (Dedi ki): Bana Yunus, İbn Şihâb'dan, (o) Atâ b. Yezid'den haber verdi ki; o, Ebu Eyyûb el-Ensârî'yi şöyle derken işitmiş: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem tuvalete giden kişinin kıbleye karşı durmasını yasakladı ve: "Doğuya veya batıya dönün" buyurdu.

319. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ مَخْلَدٍ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ بِلاَلٍ، حَدَّثَنِي عَمْرُو بْنُ يَحْيَى الْمَازِنِيُّ، عَنْ أَبِي زَيْدٍ، مَوْلَى الثَّعْلَبِيِّينَ عَنْ مَعْقِلِ بْنِ أَبِي مَعْقِلٍ الأَسَدِيِّ، وَقَدْ صَحِبَ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنْ نَسْتَقْبِلَ الْقِبْلَتَيْنِ بِغَائِطٍ أَوْ بِبَوْلٍ ‏.‏

Bize Ebu Bekr b. Ebî Şeybe anlattı. (Dedi ki): Bize Hâlid b. Mahled, Süleyman b. Bilâl'den naklen anlattı. (Dedi ki): Bana Amr b. Yahya el-Mâzinî, Sa'lebîlerin azatlısı Ebu Zeyd'den, (o) Ma'kil b. Ebî Ma'kil el-Esedî'den -ki Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem ile sohbeti vardır- naklen anlattı. (Ma'kil) dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem büyük veya küçük tuvalet ihtiyacını giderirken iki kıbleye de dönmemizi yasakladı.

320. Hadis

حَدَّثَنَا الْعَبَّاسُ بْنُ الْوَلِيدِ الدِّمَشْقِيُّ، حَدَّثَنَا مَرْوَانُ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ لَهِيعَةَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنِي أَبُو سَعِيدٍ الْخُدْرِيُّ، أَنَّهُ شَهِدَ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنَّهُ نَهَى أَنْ نَسْتَقْبِلَ الْقِبْلَةَ بِغَائِطٍ أَوْ بِبَوْلٍ ‏.‏

Bize Abbâs b. Velid ed-Dımeşkî anlattı. (Dedi ki): Bize Mervan b. Muhammed anlattı. (Dedi ki): Bize İbn Lehîa, Ebu'z-Zübeyr'den, (o) Câbir b. Abdullah'tan naklen anlattı. (Câbir dedi ki): Bana Ebu Saîd el-Hudrî anlattı ki; o, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in, büyük veya küçük tuvalet ihtiyacını giderirken kıbleye karşı durulmasını yasakladığına şahitlik etti.

321. Hadis

قَالَ أَبُو الْحَسَنِ بْنُ سَلَمَةَ وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو سَعْدٍ، عُمَيْرُ بْنُ مِرْدَاسٍ الدَّوْنَقِيُّ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ إِبْرَاهِيمَ أَبُو يَحْيَى الْبَصْرِيُّ، حَدَّثَنَا ابْنُ لَهِيعَةَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا سَعِيدٍ الْخُدْرِيَّ، يَقُولُ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ نَهَانِي أَنْ أَشْرَبَ قَائِمًا وَأَنْ أَبُولَ مُسْتَقْبِلَ الْقِبْلَةِ ‏.‏

Ebu'l-Hasan b. Seleme (dedi ki): Bize Ebu Sa'd Umeyr b. Mirdâs ed-Devnakî de bunu anlattı. (Dedi ki): Bize Abdurrahman b. İbrahim Ebu Yahya el-Basrî anlattı. (Dedi ki): Bize İbn Lehîa, Ebu'z-Zübeyr'den, (o) Câbir'den anlattı. O, Ebu Saîd el-Hudrî'yi şöyle derken işitmiş: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem beni ayakta su içmekten ve kıbleye karşı idrar yapmaktan nehyetti."

322. Hadis

حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْحَمِيدِ بْنُ حَبِيبٍ، حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، حَدَّثَنِي يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ الأَنْصَارِيُّ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ خَلاَّدٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، قَالاَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، أَنْبَأَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، أَنَّ مُحَمَّدَ بْنَ يَحْيَى بْنِ حَبَّانَ، أَخْبَرَهُ أَنَّ عَمَّهُ وَاسِعَ بْنَ حَبَّانَ أَخْبَرَهُ أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ قَالَ يَقُولُ أُنَاسٌ إِذَا قَعَدْتَ لِلْغَائِطِ فَلاَ تَسْتَقْبِلِ الْقِبْلَةَ وَلَقَدْ ظَهَرْتُ ذَاتَ يَوْمٍ مِنَ الأَيَّامِ عَلَى ظَهْرِ بَيْتِنَا فَرَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَاعِدًا عَلَى لَبِنَتَيْنِ مُسْتَقْبِلَ بَيْتِ الْمَقْدِسِ ‏.‏ هَذَا حَدِيثُ يَزِيدَ بْنِ هَارُونَ ‏.‏

Bize Hişâm b. Ammâr anlattı. (Dedi ki): Bize Abdulhamid b. Habib anlattı. (Dedi ki): Bize Evzâî anlattı. (Dedi ki): Bana Yahya b. Saîd el-Ensârî anlattı. (H) Bize Ebu Bekr b. Hallâd ve Muhammed b. Yahya da anlattılar. (Dediler ki): Bize Yezid b. Harun anlattı. (Dedi ki): Bize Yahya b. Saîd haber verdi. (Ona da) Muhammed b. Yahya b. Habbân haber vermiş; ona da amcası Vâsi' b. Habbân haber vermiş; ona da Abdullah b. Ömer şöyle demiş: "İnsanlar, 'Hela ihtiyacı için oturduğun zaman kıbleye karşı durma' diyorlar. Oysa ben bir gün evimizin damına çıktım ve Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i iki kerpiç üzerine oturmuş, Beytü'l-Makdis'e doğru dönmüş halde gördüm." Bu, Yezid b. Harun'un hadisidir (rivayetidir).

323. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى، عَنْ عِيسَى الْحَنَّاطِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِي كَنِيفِهِ مُسْتَقْبِلَ الْقِبْلَةِ ‏. ‏ قَالَ عِيسَى فَقُلْتُ ذَلِكَ لِلشَّعْبِيِّ فَقَالَ صَدَقَ ابْنُ عُمَرَ وَصَدَقَ أَبُو هُرَيْرَةَ أَمَّا قَوْلُ أَبِي هُرَيْرَةَ فَقَالَ فِي الصَّحْرَاءِ لاَ يَسْتَقْبِلِ الْقِبْلَةَ وَلاَ يَسْتَدْبِرْهَا وَأَمَّا قَوْلُ ابْنِ عُمَرَ فَإِنَّ الْكَنِيفَ لَيْسَ فِيهِ قِبْلَةٌ اسْتَقْبِلْ فِيهِ حَيْثُ شِئْتَ ‏.‏ قَالَ أَبُو الْحَسَنِ بْنُ سَلَمَةَ وَحَدَّثَنَا أَبُو حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى، فَذَكَرَ نَحْوَهُ ‏.‏

Bize Muhammed b. Yahya anlattı. (Dedi ki): Bize Ubeydullah b. Musa, İsa el-Hannât'tan, (o) Nâfi'den, (o da) İbn Ömer'den naklen anlattı. (İbn Ömer) dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i tuvaletinde kıbleye dönmüş halde gördüm." İsa dedi ki: Bunu Şa'bî'ye söyledim. O şöyle dedi: "İbn Ömer de doğru söylemiş, Ebu Hureyre de doğru söylemiş. Ebu Hureyre'nin sözüne gelince; o, 'Çölde (açık arazide) kıbleye dönmeyin ve ona arkanızı da dönmeyin' demiştir. İbn Ömer'in sözüne gelince; tuvalet(bina)te kıble (yasağı) yoktur, orada dilediğin yere dön." Ebu'l-Hasan b. Seleme (dedi ki): Bize Ebu Hâtim anlattı. (Dedi ki): Bize Ubeydullah b. Musa anlattı ve (bunun) benzerini zikretti.

324. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ حَمَّادِ بْنِ سَلَمَةَ، عَنْ خَالِدٍ الْحَذَّاءِ، عَنْ خَالِدِ بْنِ أَبِي الصَّلْتِ، عَنْ عِرَاكِ بْنِ مَالِكٍ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ ذُكِرَ عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَوْمٌ يَكْرَهُونَ أَنْ يَسْتَقْبِلُوا بِفُرُوجِهِمُ الْقِبْلَةَ فَقَالَ ‏ "‏ أُرَاهُمْ قَدْ فَعَلُوهَا اسْتَقْبِلُوا بِمَقْعَدَتِي الْقِبْلَةَ ‏"‏ ‏. ‏ قَالَ أَبُو الْحَسَنِ الْقَطَّانُ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ عُبَيْدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ الْمُغِيرَةِ، عَنْ خَالِدٍ الْحَذَّاءِ، عَنْ خَالِدِ بْنِ أَبِي الصَّلْتِ، مِثْلَهُ ‏.‏

Bize Ebu Bekr b. Ebî Şeybe ve Ali b. Muhammed anlattılar. (Dediler ki): Bize Vekî', Hammad b. Seleme'den, (o) Hâlid el-Hazzâ'dan, (o) Hâlid b. Ebî's-Salt'tan, (o) Irâk b. Mâlik'ten, (o da) Âişe'den naklen anlattı. (Âişe) dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in yanında, avret yerlerini kıbleye dönmekten hoşlanmayan bir topluluktan bahsedildi. Bunun üzerine (Resûlullah): "Sanırım onlar bunu yapmışlar (böyle bir şey uydurmuşlar). Benim oturağımı (tuvalet taşımı) kıbleye çevirin" buyurdu. Ebu'l-Hasan el-Kattân (dedi ki): Bize Yahya b. Ubeyd anlattı. (Dedi ki): Bize Abdulaziz b. el-Muğîre, Hâlid el-Hazzâ'dan, (o) Hâlid b. Ebî's-Salt'tan bunun benzerini (nakletti).

325. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا وَهْبُ بْنُ جَرِيرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي قَالَ، سَمِعْتُ مُحَمَّدَ بْنَ إِسْحَاقَ، عَنْ أَبَانَ بْنِ صَالِحٍ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنْ نَسْتَقْبِلَ الْقِبْلَةَ بِبَوْلٍ فَرَأَيْتُهُ قَبْلَ أَنْ يُقْبَضَ بِعَامٍ يَسْتَقْبِلُهَا ‏.‏

Bize Muhammed b. Beşşâr anlattı. (Dedi ki): Bize Vehb b. Cerîr anlattı. (Dedi ki): Bize babam anlattı. (Dedi ki): Muhammed b. İshak'ı, Ebân b. Salih'ten, (o) Mücâhid'den, (o da) Câbir'den (naklen) şöyle derken işittim: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem idrar yaparken kıbleye dönmemizi yasakladı. Fakat vefatından bir yıl önce onu kıbleye dönerken gördüm.

326. Hadis

حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، قَالَ حَدَّثَنَا زَمْعَةُ بْنُ صَالِحٍ، عَنْ عِيسَى بْنِ يَزْدَادَ الْيَمَانِيِّ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ إِذَا بَالَ أَحَدُكُمْ فَلْيَنْتُرْ ذَكَرَهُ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ ‏"‏ ‏. ‏ قَالَ أَبُو الْحَسَنِ بْنُ سَلَمَةَ حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ الْعَزِيزِ، حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، حَدَّثَنَا زَمْعَةُ، فَذَكَرَ نَحْوَهُ ‏.‏

Bize Ali b. Muhammed anlattı. (Dedi ki): Bize Vekî' anlattı. (H) Bize Muhammed b. Yahya da anlattı. (Dedi ki): Bize Ebu Nuaym anlattı. (Dedi ki): Bize Zem'a b. Sâlih, İsa b. Yezdâd el-Yemânî'den, (o da) babasından naklen anlattı. (Babası) dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Sizden biri idrar yaptığı zaman, uzvunu üç defa silkelisin." Ebu'l-Hasan b. Seleme (dedi ki): Bize Ali b. Abdulaziz anlattı. (Dedi ki): Bize Ebu Nuaym anlattı. (Dedi ki): Bize Zem'a anlattı ve (bunun) benzerini zikretti.

327. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يَحْيَى التَّوْأَمِ، عَنِ ابْنِ أَبِي مُلَيْكَةَ، عَنْ أُمِّهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتِ انْطَلَقَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَبُولُ فَاتَّبَعَهُ عُمَرُ بِمَاءٍ فَقَالَ ‏"‏ مَا هَذَا يَا عُمَرُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ مَاءٌ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ مَا أُمِرْتُ كُلَّمَا بُلْتُ أَنْ أَتَوَضَّأَ وَلَوْ فَعَلْتُ لَكَانَتْ سُنَّةً ‏"‏ ‏.‏

Bize Ebu Bekr b. Ebî Şeybe anlattı. (Dedi ki): Bize Ebu Üsâme, Abdullah b. Yahya et-Tev'em'den, (o) İbn Ebî Müleyke'den, (o) annesinden, (o da) Âişe'den naklen anlattı. (Âişe) şöyle dedi: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem idrar yapmak için gitti. Ömer de (onun kullanması için) su ile onu takip etti. (Nebi): "Bu ne, ey Ömer?" buyurdu. (Ömer): "Sudur" dedi. (Nebi) şöyle buyurdu: "Ben her idrar yaptığımda abdest almakla emrolunmadım. Eğer bunu yapsaydım (bu) bir sünnet olurdu."

328. Hadis

حَدَّثَنَا حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي نَافِعُ بْنُ يَزِيدَ، عَنْ حَيْوَةَ بْنِ شُرَيْحٍ، أَنَّ أَبَا سَعِيدٍ الْحِمْيَرِيَّ، حَدَّثَهُ قَالَ كَانَ مُعَاذُ بْنُ جَبَلٍ يَتَحَدَّثُ بِمَا لَمْ يَسْمَعْ أَصْحَابُ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَيَسْكُتُ عَمَّا سَمِعُوا فَبَلَغَ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَمْرٍو مَا يَتَحَدَّثُ بِهِ فَقَالَ وَاللَّهِ مَا سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ هَذَا وَأَوْشَكَ مُعَاذٌ أَنْ يَفْتِنَكُمْ فِي الْخَلاَءِ ‏.‏ فَبَلَغَ ذَلِكَ مُعَاذًا فَلَقِيَهُ فَقَالَ مُعَاذٌ يَا عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَمْرٍو إِنَّ التَّكْذِيبَ بِحَدِيثٍ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ نِفَاقٌ وَإِنَّمَا إِثْمُهُ عَلَى مَنْ قَالَهُ لَقَدْ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ ‏ "‏ اتَّقُوا الْمَلاَعِنَ الثَّلاَثَ الْبَرَازَ فِي الْمَوَارِدِ وَالظِّلِّ وَقَارِعَةِ الطَّرِيقِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Harmele b. Yahya anlattı. (Dedi ki): Bize Abdullah b. Vehb anlattı. (Dedi ki): Bana Nâfi' b. Yezid, Hayve b. Şurayh'tan haber verdi. Ebu Saîd el-Hımyerî ona şöyle anlatmış: Muâz b. Cebel, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in ashabının (pek) duymadığı şeyleri anlatır, duydukları şeylerde ise susardı. Anlattığı şeyler Abdullah b. Amr'a ulaşınca (Abdullah) şöyle dedi: "Vallahi ben Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in bunu söylediğini işitmedim. Muâz neredeyse hela konusunda sizi fitneye (şüpheye) düşürecek." Bu (söz) Muâz'a ulaştı ve onunla karşılaştı. Muâz şöyle dedi: "Ey Abdullah b. Amr! Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'den (gelen) bir hadisi yalanlamak nifaktır. Onun günahı ancak onu (uydurup) söyleyenin üzerinedir. Andolsun ki ben Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken işittim: 'Lanet (sebebi) olan üç şeyden sakının: Su kaynaklarına, gölgeliklere ve yol ortasına tuvalet ihtiyacını gidermek.'"

329. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ زُهَيْرٍ، قَالَ قَالَ سَالِمٌ سَمِعْتُ الْحَسَنَ، يَقُولُ حَدَّثَنَا جَابِرُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ إِيَّاكُمْ وَالتَّعْرِيسَ عَلَى جَوَادِّ الطَّرِيقِ وَالصَّلاَةَ عَلَيْهَا فَإِنَّهَا مَأْوَى الْحَيَّاتِ وَالسِّبَاعِ وَقَضَاءَ الْحَاجَةِ عَلَيْهَا فَإِنَّهَا مِنَ الْمَلاَعِنِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. Yahya anlattı. (Dedi ki): Bize Amr b. Ebî Seleme, Züheyr'den naklen anlattı. (Dedi ki): Sâlim dedi ki: Hasan'ı şöyle derken işittim: Bize Câbir b. Abdullah anlattı. (Dedi ki): Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Yol ortasında konaklamaktan ve orada namaz kılmaktan sakının. Çünkü orası yılanların ve yırtıcı hayvanların sığınağıdır. Ve (yine) orada tuvalet ihtiyacını gidermekten (de sakının). Çünkü bu lanet (sebebi) olan şeylerdendir."

330. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ خَالِدٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ لَهِيعَةَ، عَنْ قُرَّةَ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ سَالِمٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ نَهَى أَنْ يُصَلَّى عَلَى قَارِعَةِ الطَّرِيقِ أَوْ يُضْرَبَ الْخَلاَءُ عَلَيْهَا أَوْ يُبَالَ فِيهَا ‏.‏

Bize Muhammed b. Yahya anlattı. (Dedi ki): Bize Amr b. Hâlid anlattı. (Dedi ki): Bize İbn Lehîa, Kurre'den, (o) İbn Şihâb'dan, (o) Sâlim'den, (o da) babasından naklen anlattı ki: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem, yol ortasında namaz kılınmasını veya orada büyük tuvalet yapılmasını yahut oraya idrar yapılmasını yasakladı.

331. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ ابْنُ عُلَيَّةَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرٍو، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنِ الْمُغِيرَةِ بْنِ شُعْبَةَ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِذَا ذَهَبَ الْمَذْهَبَ أَبْعَدَ ‏.‏

Bize Ebu Bekr b. Ebî Şeybe anlattı. (Dedi ki): Bize İsmail İbn Uleyye, Muhammed b. Amr'dan, (o) Ebu Seleme'den, (o da) Muğîre b. Şu'be'den naklen anlattı. (Muğîre) dedi ki: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem (hela ihtiyacını gidermek için) bir yere gittiği zaman uzaklaşırdı.

332. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ عُبَيْدٍ، عَنْ عُمَرَ بْنِ الْمُثَنَّى، عَنْ عَطَاءٍ الْخُرَاسَانِيِّ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ كُنْتُ مَعَ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِي سَفَرٍ فَتَنَحَّى لِحَاجَتِهِ ثُمَّ جَاءَ فَدَعَا بِوَضُوءٍ فَتَوَضَّأَ ‏.‏

Bize Muhammed b. Abdullah b. Nümeyr anlattı. (Dedi ki): Bize Ömer b. Ubeyd, Ömer b. el-Müsennâ'dan, (o) Atâ el-Horasânî'den, (o da) Enes'ten naklen anlattı. (Enes) dedi ki: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikte bir seferdeydim. İhtiyacı için (bir kenara) çekildi (uzaklaştı). Sonra geldi ve abdest suyu istedi; ardından abdest aldı.

333. Hadis

حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ حُمَيْدِ بْنِ كَاسِبٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سُلَيْمٍ، عَنِ ابْنِ خُثَيْمٍ، عَنْ يُونُسَ بْنِ خَبَّابٍ، عَنْ يَعْلَى بْنِ مُرَّةَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ إِذَا ذَهَبَ إِلَى الْغَائِطِ أَبْعَدَ ‏.‏

Bize Yakub b. Humeyd b. Kâsib anlattı. Bize Yahya b. Süleym anlattı; İbn Hüseym'den; Yunus b. Habbâb'dan; Ya'la b. Mürre'den [nakledildiğine göre] o, şöyle dedi: “Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem, tuvalet ihtiyacı için gittiği zaman [insanlardan] uzaklaşırdı.”

334. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ الْقَطَّانُ، عَنْ أَبِي جَعْفَرٍ الْخَطْمِيِّ، - قَالَ أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ وَاسْمُهُ عُمَيْرُ بْنُ يَزِيدَ - عَنْ عُمَارَةَ بْنِ خُزَيْمَةَ، وَالْحَارِثِ بْنِ فُضَيْلٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي قُرَادٍ، قَالَ حَجَجْتُ مَعَ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَذَهَبَ لِحَاجَتِهِ فَأَبْعَدَ ‏.‏

Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe ve Muhammed b. Beşşâr anlattı; dediler ki: Bize Yahya b. Said el-Kattân anlattı; Ebu Cafer el-Hatmî'den -Ebu Bekir b. Ebi Şeybe dedi ki: Onun ismi Umeyr b. Yezîd'dir-; Umâre b. Huzeyme ve Hâris b. Fudayl'dan; Abdurrahman b. Ebi Kurâd'dan; dedi ki: “Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikte hac yaptım. İhtiyacını gidermek için gitti ve [insanlardan] uzaklaştı.”

335. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى، أَنْبَأَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ عَبْدِ الْمَلِكِ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ خَرَجْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِي سَفَرٍ وَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ لاَ يَأْتِي الْبَرَازَ حَتَّى يَتَغَيَّبَ فَلاَ يُرَى ‏.‏

Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe anlattı; bize Ubeydullah b. Musa anlattı; bize İsmail b. Abdülmelik haber verdi; Ebu'z-Zübeyr'den; Câbir'den [nakledildiğine göre] o, şöyle dedi: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikte bir yolculuğa çıktık. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, gözden kaybolup görünmez hale gelmedikçe tuvalet ihtiyacını gidermezdi.”

336. Hadis

حَدَّثَنَا الْعَبَّاسُ بْنُ عَبْدِ الْعَظِيمِ الْعَنْبَرِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ كَثِيرِ بْنِ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا كَثِيرُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الْمُزَنِيُّ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، عَنْ بِلاَلِ بْنِ الْحَارِثِ الْمُزَنِيِّ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ إِذَا أَرَادَ الْحَاجَةَ أَبْعَدَ ‏.‏

Bize Abbâs b. Abdilazîm el-Anberî anlattı; bize Abdullah b. Kesîr b. Cafer anlattı; bize Kesîr b. Abdullah el-Müzenî anlattı; babasından; dedesinden; Bilâl b. Hâris el-Müzenî'den [nakledildiğine göre]: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem tuvalet ihtiyacını gidermek istediği zaman uzaklaşırdı.”

337. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ الصَّبَّاحِ، حَدَّثَنَا ثَوْرُ بْنُ يَزِيدَ، عَنْ حُصَيْنٍ الْحِمْيَرِيِّ، عَنْ أَبِي سَعِيدِ الْخَيْرِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ مَنِ اسْتَجْمَرَ فَلْيُوتِرْ مَنْ فَعَلَ ذَلِكَ فَقَدْ أَحْسَنَ وَمَنْ لاَ فَلاَ حَرَجَ وَمَنْ تَخَلَّلَ فَلْيَلْفِظْ وَمَنْ لاَكَ فَلْيَبْتَلِعْ مَنْ فَعَلَ ذَلِكَ فَقَدْ أَحْسَنَ وَمَنْ لاَ فَلاَ حَرَجَ وَمَنْ أَتَى الْخَلاَءَ فَلْيَسْتَتِرْ فَإِنْ لَمْ يَجِدْ إِلاَّ كَثِيبًا مِنْ رَمْلٍ فَلْيَمْدُدْهُ عَلَيْهِ فَإِنَّ الشَّيْطَانَ يَلْعَبُ بِمَقَاعِدِ ابْنِ آدَمَ مَنْ فَعَلَ فَقَدْ أَحْسَنَ وَمَنْ لاَ فَلاَ حَرَجَ ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. Beşşâr anlattı; bize Abdülmelik b. es-Sabbâh anlattı; bize Sevr b. Yezîd anlattı; Husayn el-Hımyerî'den; Ebu Said el-Hayr'dan; Ebu Hureyre'den [nakledildiğine göre] Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kim taşla temizlenirse (İsticmar) tek sayı yapsın. Kim böyle yaparsa güzel yapmış olur, kim yapmazsa bir sakınca yoktur. Kim dişlerini kürdanla temizlerse (Tahallül) [çıkanı] dışarı atsın. Kim de [dişindeki kırıntıyı diliyle] çıkarıp çiğnerse onu yutsun. Kim böyle yaparsa güzel yapmış olur, kim yapmazsa bir sakınca yoktur. Kim tuvalet ihtiyacı için (Helâ) gelirse örtünsün. Eğer bir kum yığınından başka bir şey bulamazsa onu kendine siper etsin. Çünkü şeytan, ademoğlunun makatlarıyla oynar. Kim [böyle] yaparsa güzel yapmış olur, kim yapmazsa bir sakınca yoktur.”

338. Hadis

حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ عُمَرَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ الصَّبَّاحِ، بِإِسْنَادِهِ نَحْوَهُ وَزَادَ فِيهِ ‏ "‏ وَمَنِ اكْتَحَلَ فَلْيُوتِرْ مَنْ فَعَلَ فَقَدْ أَحْسَنَ وَمَنْ لاَ فَلاَ حَرَجَ وَمَنْ لاَكَ فَلْيَبْتَلِعْ ‏"‏ ‏.‏

Bize Abdurrahman b. Ömer anlattı; bize Abdülmelik b. es-Sabbâh anlattı. Aynı isnadla (önceki hadisin) bir benzerini [rivayet etti] ve şunları ekledi: “Kim sürme çekerse (İktihal) tek sayı yapsın. Kim böyle yaparsa güzel yapmış olur, kim yapmazsa bir sakınca yoktur. Kim [dişindeki kırıntıyı diliyle] çıkarıp çiğnerse onu yutsun.”

339. Hadis

حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنِ الْمِنْهَالِ بْنِ عَمْرٍو، عَنْ يَعْلَى بْنِ مُرَّةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ كُنْتُ مَعَ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِي سَفَرٍ فَأَرَادَ أَنْ يَقْضِيَ حَاجَتَهُ فَقَالَ لِي ‏"‏ ائْتِ تِلْكَ الأَشَاءَتَيْنِ ‏"‏ ‏.‏ - قَالَ وَكِيعٌ يَعْنِي النَّخْلَ الصِّغَارَ ‏.‏ قَالَ أَبُو بَكْرٍ الْقِصَارَ - ‏"‏ فَقُلْ لَهُمَا إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَأْمُرُكُمَا أَنْ تَجْتَمِعَا ‏"‏ ‏.‏ فَاجْتَمَعَتَا فَاسْتَتَرَ بِهِمَا فَقَضَى حَاجَتَهُ ثُمَّ قَالَ لِي ‏"‏ ائْتِهِمَا فَقُلْ لَهُمَا لِتَرْجِعْ كُلُّ وَاحِدَةٍ مِنْكُمَا إِلَى مَكَانِهَا ‏"‏ ‏.‏ فَقُلْتُ لَهُمَا فَرَجَعَتَا ‏.‏

Bize Ali b. Muhammed anlattı; bize Veki’ anlattı; A’meş’ten; Minhâl b. Amr’dan; Ya’la b. Mürre’den; babasından [nakledildiğine göre] o, şöyle dedi: “Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikte bir yolculuktaydım. İhtiyacını gidermek istedi ve bana dedi ki: ‘Şu iki hurma ağacına (Eşâeteyn) git’ —Veki’ dedi ki: Yani küçük hurma ağaçları. Ebu Bekir ise kısa olanlar (demiştir)— ‘ve onlara de ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem size birleşmenizi emrediyor.’ [Bunun üzerine] o ikisi birleşti. O da bunların arkasına gizlendi ve ihtiyacını giderdi. Sonra bana dedi ki: ‘Onlara git ve de ki: Her biriniz yerine dönsün.’ Onlara [bunu] söyledim ve (eski yerlerine) döndüler.”

340. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا أَبُو النُّعْمَانِ، حَدَّثَنَا مَهْدِيُّ بْنُ مَيْمُونٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ أَبِي يَعْقُوبَ، عَنِ الْحَسَنِ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ جَعْفَرٍ، قَالَ كَانَ أَحَبَّ مَا اسْتَتَرَ بِهِ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ لِحَاجَتِهِ هَدَفٌ أَوْ حَائِشُ نَخْلٍ ‏.‏

Bize Muhammed b. Yahya anlattı; bize Ebu’n-Nu’mân anlattı; bize Mehdî b. Meymûn anlattı; bize Muhammed b. Ebi Yakub anlattı; Hasan b. Sa’d’dan; Abdullah b. Cafer’den [nakledildiğine göre] o, şöyle dedi: “Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’in, tuvalet ihtiyacı için kendisiyle örtünmeyi en çok sevdiği şey; bir tümsek (Hedef) veya hurma kümesi (Hâiş) idi.”

341. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَقِيلِ بْنِ خُوَيْلِدٍ، حَدَّثَنِي حَفْصُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنِي إِبْرَاهِيمُ بْنُ طَهْمَانَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ ذَكْوَانَ، عَنْ يَعْلَى بْنِ حَكِيمٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ عَدَلَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِلَى الشِّعْبِ فَبَالَ حَتَّى أَنِّي آوِي لَهُ مِنْ فَكِّ وَرِكَيْهِ حِينَ بَالَ ‏.‏

Bize Muhammed b. Akîl b. Huveylid anlattı; bana Hafs b. Abdullah anlattı; bana İbrahim b. Tahmân anlattı; Muhammed b. Zekvân'dan; Ya'la b. Hakîm'den; Said b. Cübeyr'den; İbn Abbas'tan [nakledildiğine göre] o, şöyle dedi: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bir vadiye (Şi'b) yöneldi ve idrarını yaptı. İdrarını yaparken bacaklarını o kadar [fazla] ayırdı ki [bu halinden dolayı] ona acıdım.”

342. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ رَجَاءٍ، أَنْبَأَنَا عِكْرِمَةُ بْنُ عَمَّارٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ هِلاَلِ بْنِ عِيَاضٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ لاَ يَتَنَاجَى اثْنَانِ عَلَى غَائِطِهِمَا يَنْظُرُ كُلُّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا إِلَى عَوْرَةِ صَاحِبِهِ فَإِنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ يَمْقُتُ عَلَى ذَلِكَ ‏"‏ ‏.‏ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا سَلْمُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الْوَرَّاقُ، حَدَّثَنَا عِكْرِمَةُ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ عِيَاضِ بْنِ هِلاَلٍ، ‏.‏ قَالَ مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى هُوَ الصَّوَابُ ‏. ‏ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ حُمَيْدٍ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ أَبِي بَكْرٍ، عَنْ سُفْيَانَ الثَّوْرِيِّ، عَنْ عِكْرِمَةَ بْنِ عَمَّارٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ عِيَاضِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، نَحْوَهُ ‏.‏

Bize Muhammed b. Yahya anlattı; bize Abdullah b. Recâ anlattı; bize İkrime b. Ammâr haber verdi; Yahya b. Ebi Kesîr'den; Hilâl b. İyâd'dan; Ebu Said el-Hudrî'den [nakledildiğine göre] Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “İki kişi, birbirinin avret yerine bakarak tuvalet ihtiyacını giderirken konuşmasın. Çünkü Allah azze ve celle buna gazap eder.” Bize Muhammed b. Yahya anlattı; bize Selm b. İbrahim el-Verrâk anlattı; bize İkrime anlattı; Yahya b. Ebi Kesîr'den; İyâd b. Hilâl'den [nakletti]. —Muhammed b. Yahya dedi ki: Doğru olan budur.— Bize Muhammed b. Humeyd anlattı; bize Ali b. Ebi Bekir anlattı; Süfyan es-Sevrî'den; İkrime b. Ammâr'dan; Yahya b. Ebi Kesîr'den; İyâd b. Abdullah'tan; (önceki hadisin) bir benzerini [nakletti].

343. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، أَنْبَأَنَا اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنَّهُ نَهَى عَنْ أَنْ يُبَالَ فِي الْمَاءِ الرَّاكِدِ ‏.‏

Bize Muhammed b. Rumh anlattı; bize Leys b. Sa'd haber verdi; Ebu'z-Zübeyr'den; Câbir'den; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'den [nakledildiğine göre]: “O, durgun suya idrar yapılmasını yasakladı.”

344. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو خَالِدٍ الأَحْمَرُ، عَنِ ابْنِ عَجْلاَنَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ لاَ يَبُولَنَّ أَحَدُكُمْ فِي الْمَاءِ الرَّاكِدِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe anlattı; bize Ebu Hâlid el-Ahmer anlattı; İbn Aclân'dan; babasından; Ebu Hureyre'den [nakledildiğine göre] o, şöyle dedi: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Sizden biri sakın durgun suya idrar yapmasın.”

345. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُبَارَكِ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَمْزَةَ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي فَرْوَةَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ لاَ يَبُولَنَّ أَحَدُكُمْ فِي الْمَاءِ النَّاقِعِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. Yahya anlattı; bize Muhammed b. el-Mübârek anlattı; bize Yahya b. Hamza anlattı; İbn Ebi Ferve'den; Nâfi'den; İbn Ömer'den [nakledildiğine göre] o, şöyle dedi: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Sizden biri sakın durgun suya (Nâkî) idrar yapmasın.”

346. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ زَيْدِ بْنِ وَهْبٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ ابْنِ حَسَنَةَ، قَالَ خَرَجَ عَلَيْنَا رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَفِي يَدِهِ الدَّرَقَةُ فَوَضَعَهَا ثُمَّ جَلَسَ فَبَالَ إِلَيْهَا فَقَالَ بَعْضُهُمُ انْظُرُوا إِلَيْهِ يَبُولُ كَمَا تَبُولُ الْمَرْأَةُ ‏.‏ فَسَمِعَهُ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَالَ ‏ "‏ وَيْحَكَ أَمَا عَلِمْتَ مَا أَصَابَ صَاحِبَ بَنِي إِسْرَائِيلَ كَانُوا إِذَا أَصَابَهُمُ الْبَوْلُ قَرَضُوهُ بِالْمَقَارِيضِ فَنَهَاهُمْ عَنْ ذَلِكَ فَعُذِّبَ فِي قَبْرِهِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو الْحَسَنِ بْنُ سَلَمَةَ حَدَّثَنَا أَبُو حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى، أَنْبَأَنَا الأَعْمَشُ، فَذَكَرَ نَحْوَهُ ‏.‏

Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe anlattı; bize Ebu Muâviye anlattı; A'meş'ten; Zeyd b. Vehb'den; Abdurrahman b. Hasene'den [nakledildiğine göre] o, şöyle dedi: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem elinde bir kalkan (Deraka) olduğu halde yanımıza çıktı. Onu yere koydu, sonra [arkasına] oturdu ve ona doğru [dönerek] idrarını yaptı. Onlardan bazıları dedi ki: 'Şuna bakın! Kadının idrar yaptığı gibi [çömelerek] idrar yapıyor.' Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem bunu işitti ve şöyle buyurdu: 'Yazık sana! İsrailoğulları'ndan o adamın başına geleni bilmiyor musun? Onlara idrar bulaştığında onu makasla keserlerdi. O ise onlara bunu yasakladı, bu yüzden kabrinde azap gördü.'” Ebu'l-Hasan b. Seleme dedi ki: Bize Ebu Hâtim anlattı; bize Ubeydullah b. Musa anlattı; bize A'meş haber verdi ve (önceki hadisin) bir benzerini zikretti.

347. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، وَوَكِيعٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ مَرَّ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِقَبْرَيْنِ جَدِيدَيْنِ فَقَالَ ‏ "‏ إِنَّهُمَا لَيُعَذَّبَانِ وَمَا يُعَذَّبَانِ فِي كَبِيرٍ أَمَّا أَحَدُهُمَا فَكَانَ لاَ يَسْتَنْزِهُ مِنْ بَوْلِهِ وَأَمَّا الآخَرُ فَكَانَ يَمْشِي بِالنَّمِيمَةِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe anlattı; bize Ebu Muâviye ve Veki’ anlattı; A’meş’ten; Mücâhid’den; Tâvus’tan; İbn Abbas’tan [nakledildiğine göre] o, şöyle dedi: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem iki yeni kabrin yanından geçti ve şöyle buyurdu: 'Şüphesiz o ikisi azap görüyorlar. [Görünüşte] büyük bir şeyden dolayı azap görmüyorlar. Onlardan biri idrarından sakınmazdı. Diğeri ise laf götürüp getirirdi (Nemime).'”

348. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَفَّانُ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ أَكْثَرُ عَذَابِ الْقَبْرِ مِنَ الْبَوْلِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe anlattı; bize Affân anlattı; bize Ebu Avâne anlattı; A'meş'ten; Ebu Sâlih'ten; Ebu Hureyre'den [nakledildiğine göre] o, şöyle dedi: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kabir azabının çoğu idrardandır.”

349. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا الأَسْوَدُ بْنُ شَيْبَانَ، حَدَّثَنِي بَحْرُ بْنُ مَرَّارٍ، عَنْ جَدِّهِ أَبِي بَكْرَةَ، قَالَ مَرَّ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِقَبْرَيْنِ فَقَالَ ‏ "‏ إِنَّهُمَا لَيُعَذَّبَانِ وَمَا يُعَذَّبَانِ فِي كَبِيرٍ أَمَّا أَحَدُهُمَا فَيُعَذَّبُ فِي الْبَوْلِ وَأَمَّا الآخَرُ فَيُعَذَّبُ فِي الْغِيبَةِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe anlattı; bize Veki' anlattı; bize Esved b. Şeybân anlattı; bana Bahr b. Merrâr anlattı; dedesi Ebu Bekre'den [nakledildiğine göre] o, şöyle dedi: “Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem iki kabrin yanından geçti ve şöyle buyurdu: 'Şüphesiz o ikisi azap görüyorlar. [Görünüşte] büyük bir şeyden dolayı azap görmüyorlar. Onlardan biri idrar konusunda [sakınmadığı için] azap görüyor. Diğeri ise gıybet konusunda [yaptığı gıybetten dolayı] azap görüyor.'”

350. Hadis

حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ مُحَمَّدٍ الطَّلْحِيُّ، وَأَحْمَدُ بْنُ سَعِيدٍ الدَّارِمِيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا رَوْحُ بْنُ عُبَادَةَ، عَنْ سَعِيدٍ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ حُضَيْنِ بْنِ الْمُنْذِرِ بْنِ الْحَارِثِ بْنِ وَعْلَةَ أَبِي سَاسَانَ الرَّقَاشِيِّ، عَنِ الْمُهَاجِرِ بْنِ قُنْفُذِ بْنِ عُمَيْرِ بْنِ جُدْعَانَ، قَالَ أَتَيْتُ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَهُوَ يَتَوَضَّأُ فَسَلَّمْتُ عَلَيْهِ فَلَمْ يَرُدَّ عَلَىَّ السَّلاَمَ فَلَمَّا فَرَغَ مِنْ وُضُوئِهِ قَالَ ‏ "‏ إِنَّهُ لَمْ يَمْنَعْنِي مِنْ أَنْ أَرُدَّ عَلَيْكَ إِلاَّ أَنِّي كُنْتُ عَلَى غَيْرِ وُضُوءٍ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو الْحَسَنِ بْنُ سَلَمَةَ حَدَّثَنَا أَبُو حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا الأَنْصَارِيُّ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي عَرُوبَةَ، فَذَكَرَ نَحْوَهُ ‏.‏

Bize İsmail b. Muhammed et-Talhî ve Ahmed b. Said ed-Dârimî anlattı; dediler ki: Bize Ravh b. Ubâde anlattı; Said’den; Katâde’den; Hasan’dan; Hudayn b. Münzir b. Hâris b. Va’le Ebu Sâsân er-Rakâşî’den; Muhâcir b. Kunfuz b. Umeyr b. Cüd’ân’dan [nakledildiğine göre] o, şöyle dedi: “Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem abdest alırken yanına geldim ve ona selam verdim. Selamımı almadı. Abdestini bitirince şöyle buyurdu: ‘Sana karşılık vermeme engel olan tek şey, abdestli olmamam idi.’” Ebu'l-Hasan b. Seleme dedi ki: Bize Ebu Hâtim anlattı; bize Ensârî anlattı; Said b. Ebi Arûbe'den [naklederek önceki hadisin] bir benzerini zikretti.

351. Hadis

حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا مَسْلَمَةُ بْنُ عُلَىٍّ، حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ مَرَّ رَجُلٌ عَلَى النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَهُوَ يَبُولُ فَسَلَّمَ عَلَيْهِ فَلَمْ يَرُدَّ عَلَيْهِ فَلَمَّا فَرَغَ ضَرَبَ بِكَفَّيْهِ الأَرْضَ فَتَيَمَّمَ ثُمَّ رَدَّ عَلَيْهِ السَّلاَمَ ‏.‏

Bize Hişâm b. Ammâr anlattı; bize Mesleme b. Ali anlattı; bize Evzâî anlattı; Yahya b. Ebi Kesîr'den; Ebu Seleme'den; Ebu Hureyre'den [nakledildiğine göre] o, şöyle dedi: “Bir adam, idrar yaparken Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in yanından geçti ve ona selam verdi. [Nebi] onun selamını almadı. [İşini] bitirince avuçlarını yere vurdu ve teyemmüm aldı. Sonra selamını aldı.”

352. Hadis

حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، عَنْ هَاشِمِ بْنِ الْبَرِيدِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ عَقِيلٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ رَجُلاً، مَرَّ عَلَى النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَهُوَ يَبُولُ فَسَلَّمَ عَلَيْهِ فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ إِذَا رَأَيْتَنِي عَلَى مِثْلِ هَذِهِ الْحَالَةِ فَلاَ تُسَلِّمْ عَلَىَّ فَإِنَّكَ إِنْ فَعَلْتَ ذَلِكَ لَمْ أَرُدَّ عَلَيْكَ ‏"‏ ‏.‏

Bize Süveyd b. Said anlattı; bize İsa b. Yunus anlattı; Hâşim b. Berîd'den; Abdullah b. Muhammed b. Akîl'den; Câbir b. Abdullah'tan [nakledildiğine göre]: “Bir adam, idrar yaparken Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in yanından geçti ve ona selam verdi. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ona şöyle buyurdu: 'Beni bu halde görürsen selam verme. Çünkü eğer böyle yaparsan, sana karşılık vermem.'”

353. Hadis

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، وَالْحُسَيْنُ بْنُ أَبِي السَّرِيِّ الْعَسْقَلاَنِيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنِ الضَّحَّاكِ بْنِ عُثْمَانَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ مَرَّ رَجُلٌ عَلَى النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَهُوَ يَبُولُ فَسَلَّمَ عَلَيْهِ فَلَمْ يَرُدَّ عَلَيْهِ ‏.‏

Bize Abdullah b. Said ve Hüseyin b. Ebi’s-Serî el-Askalânî anlattı; dediler ki: Bize Ebu Davud anlattı; Süfyan’dan; Dahhâk b. Osman’dan; Nâfi’den; İbn Ömer’den [nakledildiğine göre] o, şöyle dedi: “Bir adam, idrar yaparken Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in yanından geçti ve ona selam verdi. [Nebi] onun selamını almadı.”

354. Hadis

حَدَّثَنَا هَنَّادُ بْنُ السَّرِيِّ، حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ مَا رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ خَرَجَ مِنْ غَائِطٍ قَطُّ إِلاَّ مَسَّ مَاءً ‏.‏

Bize Hennâd b. es-Serî anlattı; bize Ebu'l-Ahvas anlattı; Mansur'dan; İbrahim'den; Esved'den; Âişe'den [nakledildiğine göre] o, şöyle dedi: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in tuvaletten çıkıp da suya dokunmadığını hiç görmedim.”

355. Hadis

حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا صَدَقَةُ بْنُ خَالِدٍ، حَدَّثَنَا عُتْبَةُ بْنُ أَبِي حَكِيمٍ، حَدَّثَنِي طَلْحَةُ بْنُ نَافِعٍ أَبُو سُفْيَانَ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبُو أَيُّوبَ الأَنْصَارِيُّ، وَجَابِرُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، وَأَنَسُ بْنُ مَالِكٍ، أَنَّ هَذِهِ الآيَةَ، نَزَلَتْ ‏{فِيهِ رِجَالٌ يُحِبُّونَ أَنْ يَتَطَهَّرُوا وَاللَّهُ يُحِبُّ الْمُطَّهِّرِينَ}‏ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏"‏ يَا مَعْشَرَ الأَنْصَارِ إِنَّ اللَّهَ قَدْ أَثْنَى عَلَيْكُمْ فِي الطُّهُورِ فَمَا طُهُورُكُمْ ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا نَتَوَضَّأُ لِلصَّلاَةِ وَنَغْتَسِلُ مِنَ الْجَنَابَةِ وَنَسْتَنْجِي بِالْمَاءِ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ هُوَ ذَلِكَ فَعَلَيْكُمُوهُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Hişâm b. Ammâr anlattı; bize Sadaka b. Hâlid anlattı; bize Utbe b. Ebi Hakîm anlattı; bana Talha b. Nâfi Ebu Süfyan anlattı; dedi ki: Bana Ebu Eyyûb el-Ensârî, Câbir b. Abdullah ve Enes b. Mâlik anlattı [ki]: “{Orada temizlenmeyi seven adamlar vardır. Allah da çokça temizlenenleri sever} (Tevbe, 108) ayeti indiği zaman Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: ‘Ey Ensar topluluğu! Allah temizlik konusunda sizi övdü. Sizin temizliğiniz nedir?’ Dediler ki: ‘Namaz için abdest alırız, cünüplükten dolayı guslederiz ve su ile istinca ederiz (temizleniriz).’ Buyurdu ki: ‘İşte budur. Buna devam edin.’”

356. Hadis

حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ شَرِيكٍ، عَنْ جَابِرٍ، عَنْ زَيْدٍ الْعَمِّيِّ، عَنْ أَبِي الصِّدِّيقِ النَّاجِيِّ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يَغْسِلُ مَقْعَدَتَهُ ثَلاَثًا ‏.‏ قَالَ ابْنُ عُمَرَ فَعَلْنَاهُ فَوَجَدْنَاهُ دَوَاءً وَطُهُورًا ‏.‏ قَالَ أَبُو الْحَسَنِ بْنُ سَلَمَةَ حَدَّثَنَا أَبُو حَاتِمٍ، وَإِبْرَاهِيمُ بْنُ سُلَيْمَانَ الْوَاسِطِيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، حَدَّثَنَا شَرِيكٌ، نَحْوَهُ ‏.‏

Bize Ali b. Muhammed anlattı; bize Veki' anlattı; Şerîk'ten; Câbir'den; Zeyd el-Ammî'den; Ebu's-Sıddîk en-Nâcî'den; Âişe'den [nakledildiğine göre]: “Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem makatını üç defa yıkardı.” İbn Ömer dedi ki: “Biz de bunu yaptık ve (bunu) şifa ve temizlik (aracı) olarak bulduk.” Ebu'l-Hasan b. Seleme dedi ki: Bize Ebu Hâtim ve İbrahim b. Süleyman el-Vâsıtî anlattı; dediler ki: Bize Ebu Nuaym anlattı; bize Şerîk anlattı ve (önceki hadisin) bir benzerini [rivayet etti].

357. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا مُعَاوِيَةُ بْنُ هِشَامٍ، عَنْ يُونُسَ بْنِ الْحَارِثِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ أَبِي مَيْمُونَةَ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏"‏ نَزَلَتْ فِي أَهْلِ قُبَاءٍ ‏{فِيهِ رِجَالٌ يُحِبُّونَ أَنْ يَتَطَهَّرُوا وَاللَّهُ يُحِبُّ الْمُطَّهِّرِينَ}‏ قَالَ كَانُوا يَسْتَنْجُونَ بِالْمَاءِ فَنَزَلَتْ فِيهِمْ هَذِهِ الآيَةُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Ebu Kureyb anlattı; bize Muâviye b. Hişâm anlattı; Yunus b. Hâris'ten; İbrahim b. Ebi Meymûne'den; Ebu Sâlih'ten; Ebu Hureyre'den [nakledildiğine göre] Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “{Orada temizlenmeyi seven adamlar vardır. Allah da çokça temizlenenleri sever} (Tevbe, 108) ayeti Kuba halkı hakkında indi.” Buyurdu ki: “Onlar su ile istinca ederlerdi (temizlenirlerdi), bu yüzden bu ayet onlar hakkında indi.”

358. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ شَرِيكٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ جَرِيرٍ، عَنْ أَبِي زُرْعَةَ بْنِ عَمْرِو بْنِ جَرِيرٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَضَى حَاجَتَهُ ثُمَّ اسْتَنْجَى مِنْ تَوْرٍ ثُمَّ دَلَكَ يَدَهُ بِالأَرْضِ ‏.‏ قَالَ أَبُو الْحَسَنِ بْنُ سَلَمَةَ حَدَّثَنَا أَبُو حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ سُلَيْمَانَ الْوَاسِطِيُّ، عَنْ شَرِيكٍ، نَحْوَهُ ‏.‏

Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe ve Ali b. Muhammed anlattı; dediler ki: Bize Veki' anlattı; Şerîk'ten; İbrahim b. Cerîr'den; Ebu Zür'a b. Amr b. Cerîr'den; Ebu Hureyre'den [nakledildiğine göre]: “Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem ihtiyacını giderdi, sonra küçük bir kaptan (Tevr) su alarak temizlendi (istinca etti), ardından elini yere sürdü.” Ebu'l-Hasan b. Seleme dedi ki: Bize Ebu Hâtim anlattı; bize Said b. Süleyman el-Vâsıtî anlattı; Şerîk'ten [naklederek önceki hadisin] bir benzerini [rivayet etti].

359. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، حَدَّثَنَا أَبَانُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنِي إِبْرَاهِيمُ بْنُ جَرِيرٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ دَخَلَ الْغَيْضَةَ فَقَضَى حَاجَتَهُ فَأَتَاهُ جَرِيرٌ بِإِدَاوَةٍ مِنْ مَاءٍ فَاسْتَنْجَى مِنْهَا وَمَسَحَ يَدَهُ بِالتُّرَابِ ‏.‏

Bize Muhammed b. Yahya anlattı; bize Ebu Nuaym anlattı; bize Ebân b. Abdullah anlattı; bana İbrahim b. Cerîr anlattı; babasından [nakledildiğine göre]: “Allah'ın Nebisi sallallâhu aleyhi ve sellem ağaçlığa (Garda) girdi ve ihtiyacını giderdi. Cerîr ona su dolu bir kap (İdâve) getirdi. Onunla istinca etti (temizlendi) ve elini toprağa sürdü.”

360. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا يَعْلَى بْنُ عُبَيْدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ أَبِي سُلَيْمَانَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ أَمَرَنَا النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنْ نُوكِيَ أَسْقِيَتَنَا وَنُغَطِّيَ آنِيَتَنَا ‏.‏

Bize Muhammed b. Yahya anlattı; bize Ya’la b. Ubeyd anlattı; bize Abdülmelik b. Ebi Süleyman anlattı; Ebu’z-Zübeyr’den; Câbir’den [nakledildiğine göre] o, şöyle dedi: “Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem bize su kırbalarımızın ağzını bağlamamızı ve kaplarımızın üzerini örtmemizi emretti.”

361. Hadis

حَدَّثَنَا عِصْمَةُ بْنُ الْفَضْلِ، وَيَحْيَى بْنُ حَكِيمٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا حَرَمِيُّ بْنُ عُمَارَةَ بْنِ أَبِي حَفْصَةَ، حَدَّثَنَا حَرِيشُ بْنُ الْخِرِّيتِ، أَنْبَأَنَا ابْنُ أَبِي مُلَيْكَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كُنْتُ أَضَعُ لِرَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ثَلاَثَةَ آنِيَةٍ مِنَ اللَّيْلِ مُخَمَّرَةً إِنَاءً لِطَهُورِهِ وَإِنَاءً لِسِوَاكِهِ وَإِنَاءً لِشَرَابِهِ ‏.‏

Bize İsme b. Fadl ve Yahya b. Hakîm anlattı; dediler ki: Bize Haremî b. Umâre b. Ebi Hafsa anlattı; bize Harîş b. Hırrît anlattı; bize İbn Ebi Müleyke haber verdi; Âişe'den [nakledildiğine göre] o, şöyle dedi: “Geceden Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem için [ağızları] örtülü üç kap hazırlardım: Biri abdest suyu, biri misvağı, biri de içeceği için.”

362. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو بَدْرٍ، عَبَّادُ بْنُ الْوَلِيدِ حَدَّثَنَا مُطَهَّرُ بْنُ الْهَيْثَمِ، حَدَّثَنَا عَلْقَمَةُ بْنُ أَبِي جَمْرَةَ الضُّبَعِيُّ، عَنْ أَبِيهِ أَبِي جَمْرَةَ الضُّبَعِيِّ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ لاَ يَكِلُ طُهُورَهُ إِلَى أَحَدٍ وَلاَ صَدَقَتَهُ الَّتِي يَتَصَدَّقُ بِهَا يَكُونُ هُوَ الَّذِي يَتَوَلاَّهَا بِنَفْسِهِ ‏.‏

Bize Ebu Bedr Abbâd b. Velîd anlattı; bize Mutahhar b. Heysem anlattı; bize Alkame b. Ebi Cemre ed-Dubaî anlattı; babası Ebu Cemre ed-Dubaî'den; İbn Abbas'tan [nakledildiğine göre] o, şöyle dedi: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem abdest suyunu [hazırlama işini] ve verdiği sadakayı hiç kimseye bırakmazdı. Bu işleri bizzat kendisi yapardı.”

363. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي رَزِينٍ، قَالَ رَأَيْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ يَضْرِبُ جَبْهَتَهُ بِيَدِهِ وَيَقُولُ يَا أَهْلَ الْعِرَاقِ أَنْتُمْ تَزْعُمُونَ أَنِّي أَكْذِبُ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ لِيَكُونَ لَكُمُ الْمَهْنَأُ وَعَلَىَّ الإِثْمُ أَشْهَدُ لَسَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ ‏ "‏ إِذَا وَلَغَ الْكَلْبُ فِي إِنَاءِ أَحَدِكُمْ فَلْيَغْسِلْهُ سَبْعَ مَرَّاتٍ ‏"‏ ‏.‏

Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe anlattı; bize Ebu Muâviye anlattı; A'meş'ten; Ebu Rezîn'den [nakledildiğine göre] o, şöyle dedi: “Ebu Hureyre'yi eliyle alnına vururken ve şöyle derken gördüm: 'Ey Irak halkı! Rahatlığı size, günahı bana kalsın diye benim Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem adına yalan söylediğimi iddia ediyorsunuz [öyle mi?] Şahitlik ederim ki Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken işittim: Sizden birinin kabından köpek su içerse (yalarsa), onu yedi defa yıkasın.'”

364. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا رَوْحُ بْنُ عُبَادَةَ، حَدَّثَنَا مَالِكُ بْنُ أَنَسٍ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ إِذَا شَرِبَ الْكَلْبُ فِي إِنَاءِ أَحَدِكُمْ فَلْيَغْسِلْهُ سَبْعَ مَرَّاتٍ ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. Yahya anlattı; bize Ravh b. Ubâde anlattı; bize Mâlik b. Enes anlattı; Ebu'z-Zinâd'dan; A'rec'den; Ebu Hureyre'den [nakledildiğine göre] Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Sizden birinin kabından köpek su içerse, onu yedi defa yıkasın.”

365. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا شَبَابَةُ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَبِي التَّيَّاحِ، قَالَ سَمِعْتُ مُطَرِّفًا، يُحَدِّثُ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْمُغَفَّلِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ إِذَا وَلَغَ الْكَلْبُ فِي الإِنَاءِ فَاغْسِلُوهُ سَبْعَ مَرَّاتٍ وَعَفِّرُوهُ الثَّامِنَةَ بِالتُّرَابِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe anlattı; bize Şebâbe anlattı; bize Şu'be anlattı; Ebu't-Teyyâh'tan; dedi ki: Mutarrif'i Abdullah b. Muğaffel'den (naklederek) şöyle anlatırken işittim: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Köpek bir kabı yalarsa, onu yedi defa yıkayın ve sekizincisinde toprakla ovun.”

366. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي مَرْيَمَ، أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ إِذَا وَلَغَ الْكَلْبُ فِي إِنَاءِ أَحَدِكُمْ فَلْيَغْسِلْهُ سَبْعَ مَرَّاتٍ ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. Yahya anlattı; bize İbn Ebi Meryem anlattı; bize Abdullah b. Ömer haber verdi; Nâfi'den; İbn Ömer'den [nakledildiğine göre] Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Sizden birinin kabından köpek su içerse (yalarsa), onu yedi defa yıkasın.”

Okumaya devam etmek için uygulamada aşağı kaydırın.