349. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا الأَسْوَدُ بْنُ شَيْبَانَ، حَدَّثَنِي بَحْرُ بْنُ مَرَّارٍ، عَنْ جَدِّهِ أَبِي بَكْرَةَ، قَالَ مَرَّ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِقَبْرَيْنِ فَقَالَ " إِنَّهُمَا لَيُعَذَّبَانِ وَمَا يُعَذَّبَانِ فِي كَبِيرٍ أَمَّا أَحَدُهُمَا فَيُعَذَّبُ فِي الْبَوْلِ وَأَمَّا الآخَرُ فَيُعَذَّبُ فِي الْغِيبَةِ " .
Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe anlattı; bize Veki' anlattı; bize Esved b. Şeybân anlattı; bana Bahr b. Merrâr anlattı; dedesi Ebu Bekre'den [nakledildiğine göre] o, şöyle dedi: “Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem iki kabrin yanından geçti ve şöyle buyurdu: 'Şüphesiz o ikisi azap görüyorlar. [Görünüşte] büyük bir şeyden dolayı azap görmüyorlar. Onlardan biri idrar konusunda [sakınmadığı için] azap görüyor. Diğeri ise gıybet konusunda [yaptığı gıybetten dolayı] azap görüyor.'”