347. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، وَوَكِيعٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ مَرَّ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِقَبْرَيْنِ جَدِيدَيْنِ فَقَالَ " إِنَّهُمَا لَيُعَذَّبَانِ وَمَا يُعَذَّبَانِ فِي كَبِيرٍ أَمَّا أَحَدُهُمَا فَكَانَ لاَ يَسْتَنْزِهُ مِنْ بَوْلِهِ وَأَمَّا الآخَرُ فَكَانَ يَمْشِي بِالنَّمِيمَةِ " .
Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe anlattı; bize Ebu Muâviye ve Veki’ anlattı; A’meş’ten; Mücâhid’den; Tâvus’tan; İbn Abbas’tan [nakledildiğine göre] o, şöyle dedi: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem iki yeni kabrin yanından geçti ve şöyle buyurdu: 'Şüphesiz o ikisi azap görüyorlar. [Görünüşte] büyük bir şeyden dolayı azap görmüyorlar. Onlardan biri idrarından sakınmazdı. Diğeri ise laf götürüp getirirdi (Nemime).'”