346. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ زَيْدِ بْنِ وَهْبٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ ابْنِ حَسَنَةَ، قَالَ خَرَجَ عَلَيْنَا رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَفِي يَدِهِ الدَّرَقَةُ فَوَضَعَهَا ثُمَّ جَلَسَ فَبَالَ إِلَيْهَا فَقَالَ بَعْضُهُمُ انْظُرُوا إِلَيْهِ يَبُولُ كَمَا تَبُولُ الْمَرْأَةُ . فَسَمِعَهُ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَالَ " وَيْحَكَ أَمَا عَلِمْتَ مَا أَصَابَ صَاحِبَ بَنِي إِسْرَائِيلَ كَانُوا إِذَا أَصَابَهُمُ الْبَوْلُ قَرَضُوهُ بِالْمَقَارِيضِ فَنَهَاهُمْ عَنْ ذَلِكَ فَعُذِّبَ فِي قَبْرِهِ " . قَالَ أَبُو الْحَسَنِ بْنُ سَلَمَةَ حَدَّثَنَا أَبُو حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى، أَنْبَأَنَا الأَعْمَشُ، فَذَكَرَ نَحْوَهُ .
Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe anlattı; bize Ebu Muâviye anlattı; A'meş'ten; Zeyd b. Vehb'den; Abdurrahman b. Hasene'den [nakledildiğine göre] o, şöyle dedi: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem elinde bir kalkan (Deraka) olduğu halde yanımıza çıktı. Onu yere koydu, sonra [arkasına] oturdu ve ona doğru [dönerek] idrarını yaptı. Onlardan bazıları dedi ki: 'Şuna bakın! Kadının idrar yaptığı gibi [çömelerek] idrar yapıyor.' Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem bunu işitti ve şöyle buyurdu: 'Yazık sana! İsrailoğulları'ndan o adamın başına geleni bilmiyor musun? Onlara idrar bulaştığında onu makasla keserlerdi. O ise onlara bunu yasakladı, bu yüzden kabrinde azap gördü.'” Ebu'l-Hasan b. Seleme dedi ki: Bize Ebu Hâtim anlattı; bize Ubeydullah b. Musa anlattı; bize A'meş haber verdi ve (önceki hadisin) bir benzerini zikretti.