2345. Hadis
حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ الْجَهْضَمِيُّ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى، حَدَّثَنَا خَالِدٌ الْحَذَّاءُ، عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ، عَنْ أَبِي الْمُهَلَّبِ، عَنْ عِمْرَانَ بْنِ حُصَيْنٍ، أَنَّ رَجُلاً، كَانَ لَهُ سِتَّةُ مَمْلُوكِينَ لَيْسَ لَهُ مَالٌ غَيْرُهُمْ فَأَعْتَقَهُمْ عِنْدَ مَوْتِهِ فَجَزَّأَهُمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَعْتَقَ اثْنَيْنِ وَأَرَقَّ أَرْبَعَةً .
Bize Nasr b. Alî el-Cahdamî ve Muhammed b. el-Müsennâ anlattılar. (Dediler ki): Bize Abdulalâ anlattı. Bize Hâlid el-Hazzâ, Ebû Kilâbe’den, o Ebû’l-Mühelleb’den, o da İmrân b. Husayn’dan naklederek anlattı. Bir adamın altı kölesi vardı ve onlardan başka malı da yoktu. Ölümü sırasında onları azat etti. (Varisler itiraz edince durum Nebi’ye ulaştı). Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem onları (üç gruba) ayırdı (kura çekti), ikisini hürriyetine kavuşturdu ve dördünü köle olarak bıraktı.