2393. Hadis
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَكِيمٍ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ التَّيْمِيُّ، عَنْ أَبِي عُثْمَانَ النَّهْدِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَامِرٍ، عَنِ الزُّبَيْرِ بْنِ الْعَوَّامِ، أَنَّهُ حَمَلَ عَلَى فَرَسٍ يُقَالُ لَهُ غَمْرٌ أَوْ غَمْرَةٌ فَرَأَى مُهْرًا أَوْ مُهْرَةً مِنْ أَفْلاَئِهَا يُبَاعُ يُنْسَبُ إِلَى فَرَسِهِ فَنَهَى عَنْهَا .
Bize Yahyâ b. Hakîm anlattı. Bize Yezîd b. Hârûn anlattı. Bize Süleymân et-Teymî, Ebû Osmân en-Nehdî’den, o Abdullah b. Âmir’den, o da Zübeyr b. el-Avvâm’dan naklederek anlattı. Zübeyr, Gamr —veya Gamre— denilen bir atı Allah yolunda (cihad için) vermişti. Sonra o atın yavrularından bir tayın —erkek veya dişi— satıldığını gördü ve bu tayın kendi (vakfettiği) atına nispet edildiğini (onun soyundan geldiğini) anladı. Bunun üzerine (onu satın almayı) yasakladı.