3549. Hadis
حَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ حَيَّانَ، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ مُوسَى، أَنْبَأَنَا عَبْدَةُ بْنُ سُلَيْمَانَ، حَدَّثَنَا أَبُو جَنَابٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى، عَنْ أَبِيهِ أَبِي لَيْلَى، قَالَ كُنْتُ جَالِسًا عِنْدَ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِذْ جَاءَهُ أَعْرَابِيٌّ فَقَالَ إِنَّ لِي أَخًا وَجِعًا . قَالَ " مَا وَجَعُ أَخِيكَ " . قَالَ بِهِ لَمَمٌ . قَالَ " اذْهَبْ فَأْتِنِي بِهِ " . قَالَ فَذَهَبَ فَجَاءَ بِهِ فَأَجْلَسَهُ بَيْنَ يَدَيْهِ فَسَمِعْتُهُ عَوَّذَهُ بِفَاتِحَةِ الْكِتَابِ وَأَرْبَعِ آيَاتٍ مِنْ أَوَّلِ الْبَقَرَةِ وَآيَتَيْنِ مِنْ وَسَطِهَا وَإِلَهُكُمْ إِلَهٌ وَاحِدٌ وَآيَةِ الْكُرْسِيِّ وَثَلاَثِ آيَاتٍ مِنْ خَاتِمَتِهَا وَآيَةٍ مِنْ آلِ عِمْرَانَ - أَحْسِبُهُ قَالَ {شَهِدَ اللَّهُ أَنَّهُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ} - وَآيَةٍ مِنَ الأَعْرَافِ {إِنَّ رَبَّكُمُ اللَّهُ الَّذِي خَلَقَ} الآيَةَ وَآيَةٍ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ {وَمَنْ يَدْعُ مَعَ اللَّهِ إِلهًا آخَرَ لاَ بُرْهَانَ لَهُ بِهِ } وَآيَةٍ مِنَ الْجِنِّ {وَأَنَّهُ تَعَالَى جَدُّ رِبِّنَا مَا اتَّخَذَ صَاحِبَةً وَلاَ وَلَدًا} وَعَشْرِ آيَاتٍ مِنْ أَوَّلِ الصَّافَّاتِ وَثَلاَثِ آيَاتٍ مِنْ آخِرِ الْحَشْرِ وَ {قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ } وَالْمُعَوِّذَتَيْنِ . فَقَامَ الأَعْرَابِيُّ قَدْ بَرَأَ لَيْسَ بِهِ بَأْسٌ .
Harun b. Hayyân bize anlattı; İbrahim b. Musa bize anlattı; Abde b. Süleyman bize haber verdi; Ebu Cenâb bize anlattı, Abdurrahman b. Ebi Leyla'dan, o babası Ebu Leyla'dan; dedi ki: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in yanında oturuyordum. Bir bedevi geldi ve: 'Benim hasta bir kardeşim var,' dedi. (Resulullah): 'Kardeşinin hastalığı nedir?' buyurdu. 'Onda lemem (delilik/cin çarpması) var,' dedi. 'Git onu bana getir,' buyurdu. (Bedevi) gitti ve onu getirdi. Onu önüne oturttu. İşittim ki (Resulullah) ona; Fatiha'yı, Bakara'nın başından dört ayeti, ortasından iki ayeti -ki o (Ve ilâhukum ilâhun vâhid)'dir-, Ayete'l-Kürsi'yi, sonundan üç ayeti; Al-i İmran'dan bir ayeti -sanırım (Şehidallâhu ennehû lâ ilâhe illâ hû) dedi-, A'raf'tan bir ayeti (İnne Rabbekumullâhu...), Müminun'dan bir ayeti (Ve men yed'u maallâhi ilâhen âhar...), Cin suresinden bir ayeti (Ve ennehû teâlâ ceddu Rabbinâ...), Saffat'ın başından on ayeti, Haşr'ın sonundan üç ayeti, (Kul hüvallahu ehad)'i ve Muavvizeteyn'i (Felak ve Nas surelerini) okuyarak rukye yaptı. Bunun üzerine bedevi kalktı, iyileşmişti ve hiçbir şeyi (derdi) yoktu.