3653. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ أُسَامَةَ بْنِ زَيْدٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ سَتَرْتُ سَهْوَةً لِي - تَعْنِي الدَّاخِلَ - بِسِتْرٍ فِيهِ تَصَاوِيرُ فَلَمَّا قَدِمَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ هَتَكَهُ فَجَعَلْتُ مِنْهُ مَنْبُوذَتَيْنِ فَرَأَيْتُ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مُتَّكِئًا عَلَى إِحْدَاهُمَا .
Ebu Bekir b. Ebi Şeybe bize anlattı; Vekî' bize anlattı, Üsame b. Zeyd'den, o Abdurrahman b. el-Kasım'dan, o babasından, o Aişe'den; dedi ki: Bana ait bir sehvneyi (hücreyi/rafı) -içeriyi kastediyor- üzerinde tasvirler (resimler) olan bir örtü ile örttüm. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem geldiği zaman onu (çekip) yırttı. Ben de ondan iki minder (yastık) yaptım. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'i onlardan birine yaslanmış halde gördüm.