3914. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ، حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ يَعْلَى بْنِ عَطَاءٍ، عَنْ وَكِيعِ بْنِ عُدُسٍ الْعُقَيْلِيِّ، عَنْ عَمِّهِ أَبِي رَزِينٍ، أَنَّهُ سَمِعَ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ " الرُّؤْيَا عَلَى رِجْلِ طَائِرٍ مَا لَمْ تُعْبَرْ فَإِذَا عُبِرَتْ وَقَعَتْ " . قَالَ " وَالرُّؤْيَا جُزْءٌ مِنْ سِتَّةٍ وَأَرْبَعِينَ جُزْءًا مِنَ النُّبُوَّةِ " . قَالَ وَأَحْسِبُهُ قَالَ " لاَ يَقُصُّهَا إِلاَّ عَلَى وَادٍّ أَوْ ذِي رَأْىٍ " .
Bize Ebû Bekr anlattı. (Dedi ki): Bize Hüseyim anlattı. (O) Ya'lâ b. Atâ'dan, (o) Vekî' b. Udus el-Ukaylî'den, (o da) amcası Ebû Razin'den (naklen) rivayet etti. O, Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken işitmiş: "Rüya, tabir edilmediği sürece bir kuşun ayağı üzerindedir. Tabir edildiği zaman düşer (gerçekleşir)." Buyurdu ki: "Rüya nübüvvetin kırk altı parçasından bir parçadır." (Ravi) dedi ki: Sanırım şöyle buyurdu: "Onu seven birinden veya görüş sahibi birinden başkasına anlatmasın."