1139. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الدِّمَشْقِيُّ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي فُدَيْكٍ، عَنِ الضَّحَّاكِ بْنِ عُثْمَانَ، عَنْ أَبِي النَّضْرِ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ سَلاَمٍ، قَالَ قُلْتُ وَرَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ جَالِسٌ إِنَّا لَنَجِدُ فِي كِتَابِ اللَّهِ فِي يَوْمِ الْجُمُعَةِ سَاعَةٌ لاَ يُوَافِقُهَا عَبْدٌ مُؤْمِنٌ يُصَلِّي يَسْأَلُ اللَّهَ فِيهَا شَيْئًا إِلاَّ قَضَى لَهُ حَاجَتَهُ . قَالَ عَبْدُ اللَّهِ فَأَشَارَ إِلَىَّ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَوْ بَعْضُ سَاعَةٍ . فَقُلْتُ صَدَقْتَ، أَوْ بَعْضُ سَاعَةٍ . قُلْتُ: أَىُّ سَاعَةٍ هِيَ؟ قَالَ: " هِيَ آخِرُ سَاعَةٍ مِنْ سَاعَاتِ النَّهَارِ " قُلْتُ: إِنَّهَا لَيْسَتْ سَاعَةَ صَلاَةٍ . قَالَ: " بَلَى. إِنَّ الْعَبْدَ الْمُؤْمِنَ إِذَا صَلَّى ثُمَّ جَلَسَ، لاَ يَحْبِسُهُ إِلاَّ الصَّلاَةُ، فَهُوَ فِي صَلاَةٍ " .
Bize Abdurrahman b. İbrâhîm ed-Dımeşkî anlattı; bize İbn Ebî Füdeyk anlattı; Dehhâk b. Osmân'dan; Ebû'n-Nadr'dan; Ebû Seleme'den; Abdullâh b. Selâm'dan; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem otururken ben dedim ki: “Biz Allah'ın Kitabı'nda buluyoruz ki: Cuma gününde bir saat vardır; mümin bir kul namaz kılarak o saate denk gelir de Allah'tan bir şey isterse, Allah onun ihtiyacını mutlaka giderir.” Abdullah dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bana, “Yahut bir saatin bir kısmı” diye işaret etti. Ben de: “Doğru söyledin, yahut bir saatin bir kısmı” dedim. Dedim ki: “O hangi saattir?” Buyurdu ki: “O, gündüzün saatlerinden son saattir.” Dedim ki: “O, namaz vakti değildir.” Buyurdu ki: “Bilakis. Şüphesiz mümin kul namazı kılıp sonra oturduğunda, kendisini namazdan başka bir şey alıkoymuyorsa, o namazdadır.”