817. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ أَبِي خَالِدٍ، عَنْ أَصْبَغَ، مَوْلَى عَمْرِو بْنِ حُرَيْثٍ عَنْ عَمْرِو بْنِ حُرَيْثٍ، قَالَ صَلَّيْنَا مَعَ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَكَانَ يَقْرَأُ فِي الْفَجْرِ فَكَأَنِّي أَسْمَعُ قِرَاءَتَهُ {فَلاَ أُقْسِمُ بِالْخُنَّسِ الْجَوَارِ الْكُنَّسِ} .
Bize Muhammed b. Abdullah b. Nümeyr anlattı; Bize babam anlattı; Bize İsmâil b. Ebî Hâlid anlattı; Amr b. Hureys'in azatlısı Asbağ'dan; Amr b. Hureys'ten; dedi ki: "Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem ile namaz kıldık. Sabah namazında (öyle) okuyordu ki, sanki ben onun { Felâ uksimü bi'l-hunnes. El-cevâri'l-künnes } (Tekvîr Sûresi, 15-16. ayetler) kıraatini (şu an) işitiyor gibiyim."