902. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ زِيَادٍ، حَدَّثَنَا الْمُعْتَمِرُ بْنُ سُلَيْمَانَ، ح وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَكِيمٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَكْرٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا أَيْمَنُ بْنُ نَابِلٍ، حَدَّثَنَا أَبُو الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُعَلِّمُنَا التَّشَهُّدَ كَمَا يُعَلِّمُنَا السُّورَةَ مِنَ الْقُرْآنِ " بِاسْمِ اللَّهِ وَبِاللَّهِ، التَّحِيَّاتُ لِلَّهِ وَالصَّلَوَاتُ وَالطَّيِّبَاتُ لِلَّهِ، السَّلاَمُ عَلَيْكَ أَيُّهَا النَّبِيُّ وَرَحْمَةُ اللَّهِ وَبَرَكَاتُهُ، السَّلاَمُ عَلَيْنَا وَعَلَى عِبَادِ اللَّهِ الصَّالِحِينَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ، وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ أَسْأَلُ اللَّهَ الْجَنَّةَ، وَأَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ النَّارِ " .
Bize Muhammed b. Ziyâd anlattı; dedi ki: Bize el-Mu'temir b. Süleyman haber verdi. (H) Yine bize Yahyâ b. Hakîm anlattı; dedi ki: Bize Muhammed b. Bekr haber verdi. İkisi de dediler ki: Bize Eymen b. Nâbil anlattı; dedi ki: Bize Ebu'z-Zübeyr, Câbir b. Abdillâh'tan naklen haber verdi. O şöyle dedi: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bize Kur'an'dan bir sure öğretir gibi teşehhüdü öğretirdi: "Bismillâhi ve billâhi. Et-tahiyyâtü lillâh ve's-salevâtü ve't-tayyibâtü lillâh. Es-selâmü aleyke eyyühe'n-nebiyyü ve rahmetullâhi ve berekâtüh. Es-selâmü aleynâ ve alâ ibâdillâhi's-sâlihîn. Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammedin abdühû ve resûlüh. Es'elullâhe'l-cennete ve eûzü billâhi mine'n-nâr." (Allah'ın adıyla ve Allah ile. Selamlar Allah içindir, dualar ve güzel sözler de Allah içindir... Allah'tan cenneti isterim ve ateşten Allah'a sığınırım.)