1787. Hadis
حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ سَوَّادٍ الْمِصْرِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، عَنِ ابْنِ لَهِيعَةَ، عَنْ عُقَيْلٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، حَدَّثَنِي خَالِدُ بْنُ أَسْلَمَ، مَوْلَى عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ قَالَ خَرَجْتُ مَعَ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ فَلَحِقَهُ أَعْرَابِيٌّ فَقَالَ لَهُ قَوْلُ اللَّهِ {وَالَّذِينَ يَكْنِزُونَ الذَّهَبَ وَالْفِضَّةَ وَلاَ يُنْفِقُونَهَا فِي سَبِيلِ اللَّهِ} قَالَ لَهُ ابْنُ عُمَرَ مَنْ كَنَزَهَا فَلَمْ يُؤَدِّ زَكَاتَهَا فَوَيْلٌ لَهُ إِنَّمَا كَانَ هَذَا قَبْلَ أَنْ تُنْزَلَ الزَّكَاةُ فَلَمَّا أُنْزِلَتْ جَعَلَهَا اللَّهُ طَهُورًا لِلأَمْوَالِ . ثُمَّ الْتَفَتَ فَقَالَ مَا أُبَالِي لَوْ كَانَ لِي أُحُدٌ ذَهَبًا أَعْلَمُ عَدَدَهُ وَأُزَكِّيهِ وَأَعْمَلُ فِيهِ بِطَاعَةِ اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ .
Amr b. Sevvâd el-Mısrî bize anlattı, Abdullah b. Vehb bize anlattı, İbn Lehîa'dan, o Ukayl'den, o İbn Şihâb'dan; [İbn Şihâb dedi ki]: Ömer b. el-Hattâb'ın azatlısı Hâlid b. Eslem bana anlattı, dedi ki: Abdullah b. Ömer ile beraber çıktım. Ona bir bedevi yetişti ve ona Allah'ın şu sözünü sordu: { Altını ve gümüşü biriktirip de onları Allah yolunda harcamayanlar... } İbn Ömer ona dedi ki: "Kim onu biriktirir de zekatını vermezse, işte vay haline. Ancak bu, zekat indirilmeden önceydi. Zekat indirilince, Allah onu mallar için temizleyici kıldı." Sonra döndü ve dedi ki: "Uhud kadar altınım olsa, sayısını bilsem ve zekatını versem, ve onda Allah azze ve celle'ye itaatle amel etsem, [buna sahip olmaktan] çekinmezdim."