282. Hadis
أَخْبَرَنَا مَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ، قَالَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، قَالَ حَدَّثَنَا مِسْعَرٌ، وَسُفْيَانُ، عَنِ الْمِقْدَامِ بْنِ شُرَيْحٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - قَالَتْ كُنْتُ أَشْرَبُ وَأَنَا حَائِضٌ وَأُنَاوِلُهُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَيَضَعُ فَاهُ عَلَى مَوْضِعِ فِيَّ فَيَشْرَبُ وَأَتَعَرَّقُ الْعَرْقَ وَأَنَا حَائِضٌ وَأُنَاوِلُهُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَيَضَعُ فَاهُ عَلَى مَوْضِعِ فِيَّ .
Bize Mahmûd b. Geylân haber verdi; dedi ki: Bize Vekî' anlattı; bize Mis'ar ve Süfyân, el-Mikdâm b. Şureyh'ten; o babasından; o da Âişe radıyallahu anhâ'dan [naklederek] anlattılar; Âişe şöyle demiştir: “Ben hayızlıyken [bir şeyler] içer ve [kabı] Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’e uzatırdım; o da ağzını benim ağzımı koyduğum yere koyar ve içerdi. Yine ben hayızlıyken [etli] kemiği sıyırır (yer) ve [kalanını] Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’e uzatırdım; o da ağzını benim ağzımı koyduğum yere koyar [ve öylece yerdi].”